Antalya – Antalya’nın Finike İlçesi’nde yetişen ‘Finike Portakalı’ bu yıl da satışı yapılamadığı için  üreticisini üzdü. 10 bin ton dolayında Finike Portakalı, dalda kaldı. Coğrafi işaretli portakalın bu durumu hem üretici hem de satıcıyı isyan ettirdi. Geçen yıl kasım ayında düşürülen Rus uçağından sonra Rusya ile gerilen ilişkiler sonucunda portakal ihracatının da olmaması, üreticiyi mağdur etti.
‘PORTAKALIMIZ DALINDA KALDI’

Finike Ziraat Odası Başkanı Halil Sarıçoban, gelinen süreçte yaşanan sıkıntıları anlatırken en büyük etkenin Rusya ile ihracatın durması olduğunu söyledi. Çiftçinin borcunun en az 3 yıl faizsiz şekilde ertelenmesi gerektiğini kaydeden Sarıçoban, “Düşürülen Rus uçağından sonra ihracatın durmasıyla Adana ve Mersin bölgesindeki narenciye ürünleri iç piyasaya sürüldü. Bu da doğal olarak Finike Portakalı’nı etkiledi ve bizim portakalımız dalında kaldı” dedi.

‘TOPLAMA PARASI BİLE DEĞİL’

Yıllık 1 kilogram portakal üretmenin çiftçiye maliyetinin 55 kuruş olduğunu söyleyen Sarıçoban, “Çiftçi 55 kuruşa ürettiği portakalı 25 kuruşa satamıyor. Portakal suyuna toplasa 5 kuruş. Bu da toplama parası bile değil. Ağacın üstündeki meyve gelecek yılki rekolteyi yarı yarıya etkileyecek. Çiftçinin borç ödeyecek durumu yok. Yetkililer sadece Ziraat Bankası değil tüm banka borçlarını faizsiz 3 yıl ertelemelidir” diye konuştu.

‘İŞLER TAMAMEN DURDU’
Gelinen noktadaki en büyük sebeplerden birinin üretim planlamasının bulunmaması olduğunu söyleyen Subaşı Çiftliği Üretim ve Paketleme Tesisi sahibi Murat Subaşı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın üretim planlaması yapması gerektiğini söyledi. Coğrafi özellikleri portakal yetiştirmeye uygun olmamasına rağmen dağa taşa portakal dikildiğine dikkati çeken Subaşı, “Finike’de veya ülkemizde üretim planlaması olmadığı için üretim fazlası var. Birde ihracat olmayınca sonuç kaçınılmaz oluyor. Portakalın dalında kalmasının en büyük sebeplerinden biri budur. Eskiden pamuk tarlası, incir tarlası olan Aydın, Köyceğiz gibi bölgelerde şimdi portakal tarlaları var” şeklinde konuştu.
Devletten beklentilerinin üreticiye destek yerine üreticinin ürettiği ürünlerinin satılacağı pazarların geliştirilmesi olduğunu belirten Subaşı, “Halkta yanlış bir algı var sebze meyve ucuz, bunu alan satan 5’e alıyor 25’e satıyor diye. Yok böyle bir şey. İşler tamamen durdu. Tam 45 gündür zarar ediyorum. Mal satamıyoruz” diye isyan etti.