Antalya’da su ve orman zengini İbradı’ya ÇED raporu olmadan mermer ocağı kurma girişimi yöre halkının tepkisine neden oldu. Karamıklı Yaylası’nde biraraya gelen yöre sakinleri, maden şirketinin çalışmalarına son verilmesi talebiyle protesto eylemi yaptı.

İbradı’da özel bir maden şirketinin, su kaynakları, sedir, ardıç ve ladin ormanları ile dağ keçilerinin doğal yaşam alanı içinde Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu olmadan mermer ocağı açılması için çalışma başlattığı iddiaları tepkiye neden oldu. Mermer ocağını istemeyen bölge halkı, Karamıklı Yaylası’nda bir araya gelerek tepkilerini dile getirdi. Çok sayıda yöre sakininin katıldığı protesto gösterisinde, ‘Mermer ocağına hayır’, ‘Doğa talanına son’, ‘Havama suyuma dokunma’, ‘Toroslar bizimdir’, ‘Yaban hayatı evsiz bırakılamaz’, ‘Yaylalarımıza dokunma’ yazılı dövizler taşındı.

Şenlik havasında geçen protesto gösterisinde yerel sanatçılar Gülay Diri, Sami Demircioğlu ve Hüseyin Dere konser verdi. Karamıklı Yaylası’ndan maden şirketinin sınır çizgi tabelalarının bulunduğu bölgeye kadar sloganlar atarak yürüyüş yapan gruba, CHP Antalya milletvekilleri Devrim Kök ve Niyazi Nefi Kara ile İbradı Belediye Başkanı CHP’li Serkan Küçükkuru da destek verdi. Protesto gösterisine çok sayıda meslek odası ve sivil toplum kuruluşunun temsilcileri de katıldı.

1000 DEKAR İÇİN BAŞVURU YAPILDI
Belediye Başkanı Serkan Küçükkuru, özel bir firmanın ÇED alınmaksızın Başbadem mevkiinden başlayıp Söğütbeli’ne kadar devam eden 1000 dekar alanda mermer ocağı açılması için başvuru yaptığını söyledi. İbradı- Akseki ormanları bölgesinin değişik disiplinlerdeki araştırmacıların yaptıkları çalışmalara dayanarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Dünya Yaban Hayatını Koruma Vakfı (WWF) tarafından belirlenen çok önemli 9 alandan biri seçildiğine vurgu yapan Küçükkuru, şunları kaydetti:

“UNESCO Dünya Miras Listesi Türkiye Birimi tarafından yapılan 2 yıllık değerlendirmelerle hazırlanan ‘Aday Doğal Alan’ önerileri listesinde, bazı yıllarda ön plana çıkmaktadır. Ülkemizin sahip olduğu doğal ve kültürel varlıkları kullanma hakkı sadece bugünkü kuşağa ait bir hak değildir. Gelecek kuşaklar bizim kuşaktan çok daha ileri düzeyde sahip olacakları teknolojilerle bu varlıkları hem de daha akıllıca kullanma hakkına sahiptir. Ayrıca Milli Parklar ve bazı kurumlar tarafından hazırlanan biyoçeşitlilik raporlarına göre, bu yöre özel korumalı alan kabul edilmektedir. İlginç olan, ülkemizde bu yıl kardelen sökümünün yasaklandığı yıl olmasına rağmen bizim Kardelen Festivali düzenlediğimiz yerde böyle bir girişimde bulunulmasıdır. Yöremizde bundan sonra açılacak mermer ve taş ocakları öncelikle ilçemizin içme su kaynağını kirletecek, hava kirliliğine sebep olacak, dağ keçileriyle yılkı atlarının doğal yaşamlarını tahrip edecektir. Endemik bitkilere zarar verecek ve yörede yapılacak arıcılık ve hayvancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyecektir.”

Yörede sakinlerinden Cemal Aybar (78) da mermer ocağı ve patlatılacak dinamitlerin bu bölgedeki yer altı sularını tahrip edeceğini belirterek “Bu memlekete böyle bir şey yapılırsa burada ne su kalır, ne ot ne de dağ kalır” dedi.