Antalya – Yıllardır Alakır vadisinde yaşamlarını sürdüren ve Alakır nehrinin yok olmaması için mücadele eden Tuğba ve Birhan’ın yaşam alanlarında bulunan su kaynağı geçtiğimiz aylarda kesilmiş, hukuk mücadelesinin ardından geri bağlanmıştı. Bu süreçte arazilerine yerleştirdikleri kayıt cihazlarından görüntü almaları sebebiyle Tuğba’nın savcılık tarafından ifadeye çağırıldığı belirtildi. Alakır Nehri Kardeşliği facebook sayfasından yapılan açıklama şu şekilde;

“Gece jandarma geldi.

5 gün içinde 60 kmlik dağ yolundan Kumlucaya gidip savcıya ifade vermemiz aksi halde zorla götürüleceğimiz hakkında bir kağıt imzalatıp gittiler.

Savcının Tuğba’yı ifadeye çağırma nedenini oluşturan suç duyurusu ise gerçekten çok acayip..
Hemen arkamızdaki araziyi satın alıp, kepçe ile kazarak, arazimizin içinden doğal olarak çıkan kaynak suyumuzu keserek bizi susuz bırakan, Hasan Tığlı’nın sahibi olduğu Metamar şirketine ait Kürce HES’in şantiye şefi Ali Süzen’e karşı açtığımız ‘suya müdahale’ davasında mahkeme heyeti gelip ara bir karar ile şirketin suyumuzu alıp götürdüğü ‘hayrat’tan bize su bağlamıştı. 100 günden sonra suyumuza mahkeme kararı ile kavuşmuştuk. Ve bu mahkeme kararına istinaden hayrattan bağlanan boruyu görecek bir şekilde, herhangi bir hukuk dışı müdahaleyi kayıt altına alabilmek için de bir fotokapan yerleştirmiştik.
HES şantiye şefi ise savcılığa;
“Köyün suyunu kestiler. Kamera yerleştirdiler.” diye şikayette bulunmuş.
Buna istinaden gelen jandarmaya zaten ifademizi vermiş, suyun mahkeme kararı ile, mahkeme heyeti ve bilirkişiler gözetiminde bağlandığını, kamerayı da her iki taraf içinde mağduriyet oluşmaması için bir önlem olarak, sadece borunun bağlantısını görecek şekilde yerleştirdiğimizi ifade etmiştik.
Ancak tüm bu gerçeklere ve avukatımızın da beyanına rağmen yine de Tuğba 5 gün içinde savcılığa gidip ifade vermek aksi taktirde de zorla götürülme ile karşı karşıya bırakılmış durumda. Yaşam alanımızdaki yaşamsal bağ bahçe işlerini bırakıp, 60 km uzaklıktaki Kumlucaya inmesi gerekiyor Tuğba’nın ıssız, dar, toprak bir dağ yolundan. Şirketin yanımızdaki araziyi satın alıp, aldıkları suyumuzu götürdükleri ve yaşam alanımıza doğru bakacak şekilde yerleştirdiği kameraların gözetiminde..
Biz ise mahkeme kararı ile geri aldığımız suyumuz ve güvenlik için yerleştirdiğimiz bir kamera için savcılığa ifadeye..

Ne denir bilemedik gerçekten..

Alakır’da bize yönelik devam eden bu akıl vicdan almaz durumları herkes duymalı, bilmeli.”