Antalya Sokakları – Antalya Halkevleri ve DİSK Akdeniz bölge temsilciliği tarafından “Ekonomik kriz sürecinde emeğin ve halkın haklarını savunmak” konulu panel yoğun bir katılım ve canlı tartışmalarla gerçekleştirildi.

Moderatörlüğünü Av.Mustafa Şahin’in yaptığı panelde DİSK Genel Başkanı Dr.Arzu çerkezoğlu ve KHK ile üniversitedeki görevine son verilen iktisatçı Dr. Özlem Albayrak konuşmacı olarak katıldı. Panelistlerin sunuşlarının ardından salondan çok sayıda dinleyici sorular sorarak ve görüş açıklayarak canlı bir tartışma yürüttü.

Dr. Özlem Albayrak konuşmasından başlıklar.

“AKP döneminde dış açık hep büyüdü. İthalata dayalı bir ekonomi var. Borca dayalı bir iç tüketimle büyüme modeli izlendi. Şu an 466 milyar dolar dış borç var. 1980’lerde kamunun borcu toplam dış borç içinde yüzde yetmiş dört civarındayken şimdi kamu yüzde 32 özel sektör 68’ye yükselmiş durumda. 2008 e kadar kamunun borcu özelleştirmeler ve kemer sıkma politikalarıyla düşürüldü. 2009’dan sonra merkez ülkelerden sermaye girişi oldu. Ancak bu gelen sermaye verimsiz alanlara (inşaat sektörü)yatırım yapıldı. 1980’lerden bu yana ihracata yönelik bir ekonomi modeli izlenmesine rağmen gelen sermayenin verimsiz alanlara yatırılması dış borcu büyüttü. 2009’dan sonra hane halkı borçlanma yoluyla tüketici kredilerine yönlendirildi. Hane halkının %66’sı tüketici kredisi olarak borçlu durumda. Bunun da %40’ı borçlarını ödemeyecek durumda. Tüketici kredileri yoluyla yaratılan sahte refah görüntüsü AKP ye olan rızanın devam etmesi için önemliydi.

Dövizin artışı konusunu 2013 den itibaren gezi direnişinin üzerine attılar hatırlayın. Aslında merkez ülkeler para musluklarını kısacaklarının işaretini ve kendi ülkelerinde faizleri artırma sinyali verdiler. Sermaye merkez ülkelere geri dönmeye başladı. Dolar artmaya başladı. Ve sermaye girişi yavaşlamaya başladı. Buna rağmen AKP halkın siyasi desteğini almaya devam etmek için sanki hiçbir şey olmamış gibi aynı verimsiz ve tüketim ekonomisine dayalı çizgiyi sürdürdü.

Bugün yaşadığımız kriz uzun süreli bir kriz sürecidir. Daha önce yaşanan 1994, 2001, 2008 krizleri gibi bir kriz değildir.

İş çevreleri vergilerden kaçınabilirken çalışanlara vergi yükü bindiriliyor. Ayrıca çalışanlar üzerinde zaten reel gelirlerinde yaşanan azalma ile büyük bir yoksullaşma gerçekleşiyor.”

DİSK genel başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun konuşmasından başlıklar.

Çerkezoğlu, mevcut krizin teorik, kurumsal, iktisadi ve rakamsal olmaktan çoktan çıktığına dikkat çekerek, artık her evde artık bir işsiz olduğunu, ekonomik krizin gözle görülür somut bir gerçeklik kazandığını söyledi

İşçi sınıfı açısından çok büyük somut sonuçları olan sermaye ve işçi sınıfı arasındaki yeni ilişkiler düzleminde yeni yapılanmanın, iktisadi ilişkilerdeki gibi yeni düzlemde, yeni bir sömürü düzeni ile devam ettiğini belirten Çerkezoğlu, “Sonuçta taşeronlaşma, güvencesizlik ve işçi sınıfın en temel haklarını ortadan kaldıran yeniden yapılandırmaya gidildi” dedi.

Dış finansa dayalı sıcak para akışı, borca dayalı ve üretimi azaltan, tüketimi suni bir şekilde kışkırtan, siyasal bir tercihin yarattığı bir dönem yaşandığını anlatan Arzu Çerkezoğlu, şöyle devam etti: “Sıcak para akışının kısıtlanması ile dış borç, siyasi tercihler, ekonomik krizle karşı karşıya kalınması ile belli sermaye gruplarının banka borçlarının temizlenmesi.. Sistemin daha hızlı işlemesi bahanesi ile 16 Nisan referandumu, 24 Haziran seçimi tek adam diktatörlüğüne geçişi hızlandırdı.”

Hükümetin krizi aşmak için açıkladığı politikaların boş olduğuna işaret eden Arzu Çerkezoğlu, “İster IMF ister hükümet politikası olsun yapılan tercihler, her zaman sermaye gruplarını en az zararla krizden kurtarmak, hatta karlı çıkarmaktır. Krizin faturasını kamuya, işçilere, kadınlara, gençlere, bizlere yıkmaktır” dedi.

Çerkezoğlu, kriz ve örgütlenme konusunda  “iktidarın ve sermayenin yarattığı ekonomik krizde geniş emek cephesini örgütlemek ve bunun mücadelesini vermek, bugünün ve yarının Türkiye’sinin geleceğinin tayin edilmesi adına sorumluluğumuz. İşçi sınıfı başta olmak üzere bütün toplumsal kesimlerde nasıl örgütleneceğimiz temel sorunumuz” diye konuştu.

“Bu krizin bedelini biz ödemeyeceğiz diyorsak, daha toplumsal acil politikalar geliştirmeliyiz” diyen Çerkezoğlu, yapılması gerekenleri maddeler halinde şöyle sıraladı:

“ 1- Ücretlerdeki kayıplar karşılanmalı revize edilmeli.

2-Adaletsiz vergi sistemi yeniden kurulmalı

3-Temel tüketim maddelerine zam yapılmamalı. Elektrik, su, doğalgaz, eğitim, sağlık gibi hizmetler bir noktaya kadar ücretsiz olmalı.

4-Kriz bahanesi ile toplu işten çıkarmalar yasaklanmalı kanuni düzenleme yapılmalı.

5- Amaç dışı kullanılan sermaye, emekçileri korumak için yapılandırılmalı.”

DİSK Genel Başkanı, bütün emek örgütlerinin ve konfederasyonların bu temel başlıklar üzerinden mücadele programı oluşturması ve başta sokakta olmak üzere hayatın her alanında örgütlemesi gerektiğini açıkladı.

Çerkezoğlu, “Bu süreçte Türkiye halkı, işçi sınıfı, kadınlar, gençler, bu ülkenin tüm değerlerini üretenler, gerçek sahipleri değerlerimize sahip çıkma adına bugün bu tarihsel süreçte sorumluluğumuz olan bu yükü hep birlikte omuzlamalıyız” dedi.

3.Havalimanı işçileri için basın açıklaması

Panel öncesinde Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri panelin yapıldığı Cemevi binası önünde İstanbul 3.Havalimanı işçilerine yapılan saldırıları protesto etmek için bir basın açıklaması yaptı. BES şube başkanı Devrim Mol’un okuduğu basın açıklamasında;

“ Onlarca işçinin yaşamını yitirdiği İstanbul 3. Havalimanı inşaatında yaşanan ve 17 işçinin yaralanmasıyla sonuçlanan servis kazası işçileri isyan ettirdi. Servis kazası, inşaat alanında yaşanan birçok sorun ve hak gaspını da gündeme getirdi. Önceki gün sabah erken saatlerde başlayan eylem kısa sürede yaygınlaşarak kitleselleşti. Eyleme, şirket yönetiminin çağırdığı jandarma ekipleri; gaz bombaları ve TOMA’larla saldırdı. Güvenlik güçlerinin öncelikle sendika yöneticileri ve sendikalı işçileri gözaltına alması örgütlü mücadelenin suç olarak görüldüğünü ve hedef alındığını bir kez daha kanıtlamıştır.

İşçilerin talepleri, eylemi ve mücadelesi sonuna kadar haklıdır. İşçilerin talepleri karşılanmalı, güvenceli ve insanca çalışma koşullarının sağlandığı koşullar derhal sağlanmalıdır.

  1. Havalimanı işçileri yalnız değildir!” dedi.

Basın açıklamasında DİSK Genel başkanı Arzu Çerkezoğlu’da söz alarak havalimanı işçilerine yapılan saldırıları kınayarak, işçilerin haklı taleplerinin yanındayız dedi.