Antalyalı Kadınlar: Yaşamak İstiyoruz

0
464

Antalya Sokakları – Antalyalı Kadınlar, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde (Bugün) Güllük Aydın Kanza Parkı’ndan Cumhuriyet Meydanı’na yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirerek kadına yönelik baskı, şiddet, taciz ve tecavüzü protesto etti. Antalya Kadın Platformu’nun çağrısıyla düzenlenen basın açıklamasında Mirabal Kardeşler anılırken,  hükumetin kadın düşmanı ve gerici politikalarına, cinsiyetçi müfredata ve çocuk istismarına  değinildi. Basın açıklaması öncesi Aydın Kanza Parkı’nda toplanarak Cumhuriyet Meydanı’na yürüyen kadınlar, ”Susmuyoruz, korkmuyoruz, biat etmiyoruz” diyerek yürüdü.

AKP-MHP ERKEK İKTİDARI ISRARLA KADINLARIN MÜCADELESİNE KARŞI

25 Kasım 1960 tarihinde Dominik Cumhuriyeti’nde diktatöre karşı mücadele yürüttükleri için  katledilen üç kız kardeş Patria, Minerva ve Maria Mirabel’i anan kadınlar, 2017 yılı boyunca yaşanan şiddet vakaları ve kadın mücadelesine dönük saldırılara şu şekilde değindi: ”Her 25 Kasım daha fazla erkek şiddetine, cinsel taciz ve tecavüze, çocuk
istismarına kadın kırımına varan cinayetlere, bizi yoksullaştıran politikalara,
savaşa ve sömürüye maruz bırakılıyoruz.
Kadın cinayetlerini önlemek için hiçbir politika üretmeyen AKP-MHP
erkek iktidarı ısrarla kadınların mücadeleyle kazandığı İstanbul Sözleşmesini,
6284 sayılı yasayı, toplumsal cinsiyet eşitliği, nafaka hakkı, eşit temsiliyet
kazanımlarını yoketmeye, çocuk istismarını meşrulaştırmaya çalışıyor.
Dün olduğu gibi bugünde haklarımıza ve hayatlarımıza sahip çıkıyoruz, ne
bugün ne yarın kazanımlarımızdan vazgeçmeyeceğiz.”

ERKEK YARGISI, ARTIK SADECE HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİYLE YETİNMİYOR

Son yıllarda kadın cinayetleri, taciz ve tecavüz davalarına bütün olarak
bakıldığında, cezalardaki indirim gerekçeleri (kravat takmak, iyi hal ..gibi )tam
da iktidarın, kadınların yaşamı üzerindeki gerici söylemleri erkek adaletinin
kendini var etmesini yukardan aşağıya desteklemektedir.

İntihar süsü verilmeye çalışılan cinayetler ancak sosyal medya tepkisiyle
gündemleşebiliyor. Bununla birlikte deliller karartılıyor, tehditle tanıklar
susturulmaya çalışılıyor, mahkemelerde katledilen kadınlar yargılanıyor. Şule
Çet, Rabia Naz ve Nadira Kadirova cinayetlerinde yaşanan tam da budur.
Erkek adaletsizliğine karşı gerçek adaleti savunmaya, yanyana gelerek
acımızı öfkeye, öfkemizi ve isyanımızı sokaklarda, adliye koridorlarında
haykırmaya devam edeceğiz.

KRİZ BAHANESİYLE İŞİMİZ, GÜVENCEMİZ ELİMİZDEN ALINIYOR

Ucuz ve güvencesiz çalışma alanlarında kadınların kölelik koşullarında çalışmak
zorunda bırakıldığını vurgulayan kadınlar açıklamalarına şöyle devam etti: ”Akp-Mhp iktidarının rant ve savaş ekonomisi ile yarattığı kriz biz kadınları sadece yoksullukla vurmuyor.Kriz bahanesiyle işimiz, güvencemiz elimizden alınıyor. Kriz koşullarında yaşamını sürdürme imkanı olmayan kadınlar evdeki şiddete katlanmak zorunda bırakılıyor. Krizi biz yaratmadık, bedelini de biz ödemeyeceğiz.”

“VARDIK, VARIZ, VAROLACAĞIZ”

Tüm dünyada kadınlar, yoksulluğa, baskıya, şiddete karşı sokaklarda
özgürlük mücadelesi veriyor. Şili’de, Lübnan’da, Bolivya’da İran’da sokaklarda
direnen tüm kadınlara selam olsun diyerek basın açıklamasını bitirdi.

Basın açıklamasından sonra 2019 yılında katledilen kadınların hikayelerinin yer aldığı kısa metinler okundu.