İçeriğe geç
Ana sayfa » Genel » EĞİTİM-SEN’nin 53 gün önce duyurduğu “usulsüz atama” doğrulandı

EĞİTİM-SEN’nin 53 gün önce duyurduğu “usulsüz atama” doğrulandı

Antalya – Akdeniz Üniversitesi Felsefe Bölümü’ne yardımcı doçent olarak usulsüzce atanacak kişinin adını 53 gün önceden notere tasdik ettiren Eğitim-Sen’in iddiası söz konusu ismin atanmasıyla doğrulandı.

Akdeniz Üniversitesi, 26 Ekim’de yayımlanan öğretim üyesi alımına ilişkin ilanda, Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Türk-İslam Düşüncesi Tarihi Anabilim Dalı’na 1 yardımcı doçent alınacağını duyurdu. Başvuracak adaylarda Felsefe Bölümü mezunu olmak, Türk İslam rektörlüğe şahsen müracaatları istendi.

noter-tasdikli-atama-kehaneti-dogru-cikti_8018_dhaphoto2Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, müracaat süresi dolmadan 5 Kasım günü Antalya 10’uncu Noterliği’ne giderek, Felsefe Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Fatih Doğrucan’ın, aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu’nda öğretim görevlisi eşi Ayşegül Doğrucan’ın kadroya alınacağını beyan etti. Öztürk’ün beyanı noter tarafından da tasdik edildi.

28 ARALIK’TA GÖREVE BAŞLADI
Doktorasını 2015 Mayıs ayında Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri’nden, ‘Nihat Keklik’te Mantık ve Felsefe’ başlıklı teziyle alan Ayşegül Doğrucan, 19 Kasım’da İngilizce sınavına girdi. Üç kişilik jüri tarafından yapılan sınavdan geçen Doğrucan, Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği uyarınca özgeçmişi ve bilimsel çalışmaları üzerinde yine bir heyet tarafından incelemeden geçti. Ardından yönetim kurulu kararıyla atama işleminin yapılıp yapılmamasına karar vermek üzere rektörlüğe ulaştı. Ayşegül Doğrucan, atama işlemlerinin tamamlanmasının ardından 28 Aralık’ta fakültede göreve başladı.

‘BİLİMSELLİĞİN ORTADAN KALKTIĞININ EN SOMUT KANITI’
Eğitim-Sen Şube Başkanı Kadir Öztürk, noterden de tasdik edilen bu atamanın, üniversitelerde bilimselliğin ortadan kalktığının en somut örneği olduğunu söyledi. Üniversitelerde akademik yeterlilik, liyakat gibi kriterlerin yerini, artık siyasi iktidara ya da üniversitedeki iktidar noktalarına yakın durma, eş, dost, akraba olma gibi ölçütlere bıraktığını savunan Öztürk şöyle dedi:
“Hatta bilimsel kriterlerin tarafgir şekilde eğilip büküldüğü, esnetildiği bir dönemi üniversitelerde artık yaşıyoruz. İddiamız da noter kanalıyla doğrulanmıştır. Bu durum ODTÜ’de başka şekilde, Akdeniz Üniversitesi’nde farklı bir şekilde. Ama hepsi aynı sonuca hizmet eder halde yaşanmaktadır.”