10 Ekim Ankara Katliamı, 5. yıldönümünde Antalya’da anıldı

Antalya Sokakları- Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla 10 Ekim 2015’te Ankara Garı’ndaki patlamada hayatını yitirilenler için  sendika, kitle örgütleri ve yurttaşlar bir araya gelerek, karanfil bıraktı.

Antalya’da kurum temsilcilerin katılımıyla katliamın gerçekleştiği saat 10.04’te yapılan anmanın ardından, Antalyalılar saat 15.00’te Attalos Meydanı’nda bir araya geldi Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri adına basın metnini okuyan Büro Emekçileri Sendikası (BES) Antalya Şube Başkanı Devrim Mol, 10 Ekim günü yaşananları ”Halayların coşkusu bomba sesleriyle kesildi. Yüreğimizin de serildiği meydanda; hem ayağa kalkmaya hem ayağa kaldırmaya, yaralarımızı sarmaya çalışırken, feryat ile beklediğimiz ambulansların yetişen sesinin yerine gaz bombalarıyla nefesimiz kesildi. Teskin eden fısıltıları değil, silah seslerini duyduk. Üçüncü bir bomba sesine şaşırtmayacak kadar yıkıntı içindeydi meydan. Barışa ses vermenin sorumluluğunu en çok hissettiğimiz andı bu an, egemenlerin karanlığının derinliğini de en çok anladığımız an. O meydana uzun uzun bakmak, hatırlamak, hiç unutmamak bilincini; gözlerimizle cam kırıklarının, çelik bilyelerin, kollarımızın, bacaklarımızın, etimizin, kanımızın, telaşımızın, hayretimizin, öfkemizin üzerine doğrulttuk. Hastane önlerinde beklerken unutmamaya dalıyorduk, en sevdiklerimizden bir fazla güzel haber duymak isterken… Sessizliğimiz uzadıkça zihnimiz doluyor, unutmamaya bileniyorduk.” dile getirdi.

”BARIŞ GÖNÜLLÜLERİ OLARAK CANIMIZDAN VERDİK”

Kokteyl terör örgütü tanımlaması pişkinliğine inanmamızı bekleyenler, kendi sorumluluklarını ancak biz hesap sordukça yerine getireceklerdir diyen Devrim Mol ”10 Ekim davası bir barış davasıdır. ‘Sizin mermi fiyatından haberiniz var mı’ sorusu dahi sömürünün ve baskının, bizlere dayatılan savaş koşullarının ve yoksulluğun panzehirinin halkların iradesiyle güçlenen barış mücadelesi olduğunun en açık kanıtıdır. Mermi fiyatlarını dert edinenler halk sağlığını bizler sormadıkça dert etmeyecek, yıkımın üzerinden iktidarlarını pekiştirmenin yoluna bakacaklardır. Bu yüzden 10 Ekim davası hayatını kaybedenlerin yakınlarının, yaralıların ve sadece orada bulunanların davası değil barıştan çıkarı olan bütün emekçilerin davasıdır. 10 Ekim davası intikamını barışla alacak kadar onurlu, dirençli, bilinçli ve yüreklidir. Karanlığın sonunu aydınlığın getireceğini biliyoruz ve barış istemeye devam ediyoruz.” dedi.

GELECEĞİMİZ BARIŞTA, YOLUMUZ BİR, ÇIKARLARIMIZ BİR

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri olarak Korkmaz Tedik adına dayanışmayı büyüttüklerine değinen Devrim Mol ”Barış mücadelemizi yükseltirken attığımız her adım dayanışmanın adımları oldu. Söyleşilerle, panellerle, spor etkinlikleriyle, futbol turnuvalarıyla büyüttüğümüz mücadele, her şey gibi barış da emek ister gerçeğini hatırlattı bize. ‘Barış Emek İster’ sloganı da dahil dört sene süresince çeşitli temalarla Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri olarak organize ettiğimiz futbol turnuvamızın beşincisini pandemi koşullarını gözeterek önümüzdeki seneye erteliyor ve böylesi örnekleri çoğaltmanın yollarına bakıyoruz. Çeşitli kentlerde hayatını kaybeden canlarımızı hatırlamanın ve 10 Ekim’i unutmamanın vesilesi olarak parklara, meydanlara onların isimlerini, davamızın ismini veriyoruz. Kentimizde de Muratpaşa Belediyesi’nin ‘10 Ekim Korkmaz Tedik Barış Parkı’nı faaliyete geçirmekteki ısrarını takdirle karşılıyoruz. Katliamın gerçekleştiği Ankara Garı önüne bir tarihsel hafıza anıtı yapılmasına dair uluslar arası yarışma sonuçlandı.  Birinci olan projenin gerçekleştirilmesine ilişkin ısrarcı ve takipçiyiz. 10 Ekim’i her yönleriyle doğru bilmek, okumak ve hatırlamak için böylesi örnekleri çoğaltmalıyız.” söyledi.

”SAVAŞA İNAT, BARIŞ HEMEN ŞİMDİ”

Yapılan açıkalamada ”Türkiye’nin ‘tek adam, tek parti iktidarı’na giden yolunda Suruç’ta, Diyarbakır’da, 10 Ekim’de yaşananlar da var. Hatta her biri Davutoğlu’nun da ifade ettiği gibi yakın tarihimizin çok önemli bir kesiti. Bütün bu baskılama çabalarına rağmen aradan geçen 5 yıl siyasi iktidara ve onun ortağına kazandırmadı. Kazandırmasa bile oy desteğini sıkıca bir arada tutalım mantığına dayanan siyasi manevra çaresiz ve gidicidir. Tek yolu saldırmak, baskılamak, terörize etmektir. Emeğimize, ekmeğimize, sağlığımıza, cebimize, tepemizin üstündeki dama varıncaya kadar her şeyi elimizden almaktan başka çaresi olmayan bu karanlığı yıkmanın yolu, 10 Ekim davasının da yoludur.” vurgusu yapıldı.

Açıklamanın sonunda, geleceğimizi katliamların sorumlularından hesap soraracağız diyen Devrim Mol ”Mayıs 1977’nin, Çorum’un, Maraş’ın ve Sivas Katliamı’nın ve daha birçok katliamın arkasındaki karanlık zihniyetle 10 Ekim’e yol açan karanlık ortaktır. Barış, Emek ve Demokrasi mücadelesi bugünün karanlığında zannedildiği gibi yenilmiş yahut yıkılmış değildir. Hem kayyumlarla, operasyonlarla yürütülen anti-demokratik, hukuk tanımaz uygulamaların; hem de bütün muhalefet odaklarına ilişkin baskılama araçlarının hız kesmezliği bunun açık kanıtıdır. Tek adam ittifakı’nın baskıda hız kesmemekten ve savaşta ısrar etmekten başka çaresi yoktur. Emek, Barış ve Demokrasi mücadelesinin kazanacağına olan inancımız bu yüzden de bilinçli ve kararlıdır. Savaşın emekçi yığınlarına, halklara getireceği hiçbir şey yok. Milyonlarla mültecinin, hayatını kaybeden çocuklarımızın gerici saldırganlığa kurban gitmesine izin vermeyelim.” diyerek bitirdi.