İçeriğe geç
Ana sayfa » MANŞET » SOKAK » EMEK » Emek ve Demokrasi Güçleri: “Evet oyu kullananları Türkiye halkları affetmeyecektir”

Emek ve Demokrasi Güçleri: “Evet oyu kullananları Türkiye halkları affetmeyecektir”

Antalya Sokakları – Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri dokunulmazlıkların kaldırılması üzerine yapılan oylamaya karşı bugün Attalos Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.

IMG_1811Emek ve Demokrasi Güçleri adına basın metnini Antalya Halkevleri Yöneticisi Nevzat Onur Bardakçı okudu. Bardakçı “Sarayın neo-liberal gerici ve faşist bir diktatörlük rejiminin inşasıdır” diyerek dokunulmazlıkların kaldırılma amacının altını çizdi.

“Bugün hedefi HDP imiş görünen ‘dokunulmazlıklar’ oyununun asıl amacı bu ülkenin demokrasi adına kalan kırıntılarının da yok edilmesidir” diyen Bardakçı, “Sıra parlamentodaki ya da dışındaki bütün partilere gelecektir” diyerek sürecin getireceği sonuçlara değindi.IMG_1837

“Bugün tutarlı bir demokratça tavrı gösteremeyip parlamentoda evet oyu kullananları tarih de Türkiye halkları da affetmeyecektir” diyen Bardakçı mücadele çağrısı yaparak basın açıklamasını sonlandırdı.

 

Açıklamanın tam metni şu şekilde; 

Diktatörlüğe karşı direneceğiz…
14 yıldır süren AKP iktidarı ve Saray rejimi parlamentoyu sıfırlamak için düğmeye bastı. 7 Haziran seçimleri sonrasında iktidarını sürdürebilmenin yegane yolunu savaşı, şiddeti ve baskıları artırmak olarak gören Saray rejiminin hedefinde bu kez zaten işlevi sınırlandırılmış olan parlamentonun tamamen yok edilmesi bulunmaktadır.
7 Haziran dan bugüne geçen zaman içerisinde binlerce insanımızın ölümüne, kentlerin yıkımına yol açan savaşın, aydınlara, akademisyenlere, gazetecilere yapılan saldırının, toplumsal muhalefete karşı bombalı katliamların, baskıların, kendi içlerinde dahi zor yoluyla yapılan tasfiyelerin tek bir amacı vardır. O amaç Sarayın neo liberal gerici ve faşist bir diktatörlük rejiminin inşasıdır.
Devletin bir şirket gibi yönetilmesini isteyen Saraydaki diktatörün, başbakanın işine son verebildiği, yasama, yürütme ve yargının tek elde toplanılmak istendiği bu faşist rejim inşaasının en önemli aşamalarından birisi parlamentonun sıfırlanma hedefidir.
Bugün HDP milletvekillerini hedefleyen halkın iradesini hiçe sayıp, temsilcilerini parlamentodan hapse göndermeyi hedefleyen bu girişim durdurulmalıdır. Parlamentoda MHP-AKP faşist ittifakı ve ana muhalefet partisi içinden destek ile gerçekleşen oylamanın sonucu kaygı vericidir.

Kaygılıyız…
AKP ile MHP gerici faşist bir ittifak oluşturarak, ülkemizin içinde bulunduğu gerilim atmosferini, iç savaş sürecini daha da derinleştirecek bir hamle yapmışlardır. Bugün ki oylamanın ardından Tayyip Erdoğanın “HDP’yi parlamentoda görmek istemiyoruz” açıklaması ne yapılmak istendiğini açıkça göstermektedir. HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması, açık ki bugün var olan iç savaş ortamının daha da derinleştirilmesi, askeri güçler arasında süren bir savaşın sivil güçleri de içine alacak şekilde genişletilmesi, Kürt ve Türk halkları arasında derin bir düşmanlığın yaratılması sonucu vermekten başka bir sonuç doğurmayacaktır.
Saray rejimi, var olan diktatörlüğünü pekiştirmenin yolunu daha çok katliam, daha çok baskı ve halka yönelmiş terör politikası olarak görmektedir.
Bu politikaların, ülkemizi götüreceği yer halkların birbirine düşmanlığı, iç savaş ve bütün demokratik hakların rafa kaldırıldığı bir rejimdir.
Bugün hedefi HDP imiş görünen “dokunulmazlıklar” oyununun asıl amacı bu ülkenin demokrasi adına kalan kırıntılarının da yok edilmesidir. Sıra parlamentodaki ya da dışındaki bütün partilere gelecektir. Saray rejimi kendisini dokunulmaz kılmak istemektedir.
Direneceğiz…
Bugün gelinen noktada, Sarayın diktatörlüğüne karşı mücadele ancak topyekün bir direnişle mümkündür. Yan yollara sapacak, başka arayışlara beklentilere girmek, kısmi mevzileri savunmak, çalıyı dolaşmak gibi bir aralık kalmamıştır. Bugün tutarlı bir demokratça tavrı gösteremeyip parlamentoda evet oyu kullananları tarihte Türkiye halkları da affetmeyecektir.
Bu ülkenin bütün ilerici, demokrat, yurtsever, devrimci güçlerine çağrımız, diktatörlüğe karşı mücadeleyi yükseltme çağrısıdır.
Çağrımız, yeniden kardeşleşme çağrısıdır. Çağrımız barıştır. Çağrımız eşitlik ve özgürlük mücadelesine omuz verme çağrısıdır. Çağrımız, diktatörlüğe karşı ayağa kalkma çağrısıdır.

ya