Kafe, bar ve restoran çalışanlarından açıklama: Geçinemiyoruz

Antalya – İşletmelerin açılması için daha önce de çağrıda bulunan kafe ve restoran çalışanları, geçen sürede bir değişiklik olmayınca bir kez daha hükümete seslendi.

Koronavirüs tedbirleri gerekçesiyle işletmelerin kapatılması kafe ve restoran çalışanlarını isyan ettirdi. Çalışanlar işletmelerin 155 gündür kapalı olması nedeniyle geçin sıkıntısı çekiyor. Turizm İşçileri Dayanışması – Kafe ve Bar Çalışanları Dayanışması – Otel ve Turizm İşçileri Sendikası adına açıklama yapan Cafer Yelsalı, “ Hükümet bir iş yerinde 15 Mart’tan önce 60 gün çalışmış olan ve son 3 yıl içinde 450 gün sigorta primi ödenmiş olanlar için aldıkları ücretin yüzde 60’ı kadar Kısa Çalışma Ödeneği (KÇÖ) desteği sağladı. Ancak çoğu çalışan bu koşulları sağlayamadı. Bu şartları taşımayan personel için ise günlük 39 TL ücretsiz izin ödeneği sağlandı. Kısa çalışma ödeneği alanlar 1.500 TL, ücretsiz izne çıkarılanlar ise 1.170 TL ile geçinmek zorunda bırakıldı” dedi.

Yelsalı, açıklamasına şöyle devam etti: “İnsanların net asgari ücretin bile yarısından az olan bir rakamla geçinmesi beklendi. İş yerlerinin kapatıldığı dönemlerde kısa çalışma ödeneğinden ve işsizlik ödeneğinden faydalandırılan işçiler sosyal güvenlik primlerinden de faydalanamıyor. Geçinemiyoruz, güvencemiz de yok. İşçilere bir miktar para veriliyor ama karşılığında sosyal güvenceleri ellerinden alınıyor.

Sektörümüzde günlük, yarı zamanlı çalışanların yoğunluğu sebebiyle sigortasız çalışma da oldukça yaygın. Bu süreçte sigortasız çalışan işçiler bu desteklerin hiçbirinden yararlanamadı. İş yerlerimizin kapalı olduğu dönemde, çalışanlara yaşamlarını devam ettirmelerini sağlayacak desteğin sağlanması için yaptığımız eylemleri ve sesimizi hükümet duymadı. Sesimizin duyulmasını istiyoruz: Ya hayatımızı idame ettirecek bir destek sağlayın ya da iş yerlerini açın.

İş yerlerinin açılmaması demek, hiçbir gelirimiz olmadan yaşamak zorunda kalmamız demek, sosyal güvencemizin olmaması demek, biz çalışanları açlığa mahkum etmek demek. Milyonlarca insanın içinde olduğu bir sektör yok olma tehlikesiyle karşı karşıya, işçiler ise açlıkla karşı karşıya. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre 180 bin iş yeri kapalı. Bu işletmelerin her birinde 10 kişi çalışsa 2 milyon insan ediyor, aileleriyle birlikte 10 milyon insan açlığa, yoksulluğa mahkum edilmiş durumda.

İş yerlerinin kapatıldığı 20 Kasım tarihinde koronavirüs günlük hasta sayısı 827’ydi, aktif hasta sayısı ise 40.000’di. Dün itibariyle ise günlük hasta sayısı 618 oldu, aktif hasta sayısı ise 84 bin oldu. Koronavirüs geçirenlerin 82 bini evde tedavi görüyor, sadece 2 bin kişi hastanelerde tedavi görüyor. Hastanelerdeki yoğun bakım ve normal yatak doluluk oranları da yüksek seviyelerde değil. Aşılama programı da başladı.
Eldeki veriler işletmelerin açılmasına engel değildir.

Adalet ve Kalkınma Partisinin 13 Ocak’ta kongreleri başladı, kalabalık salonlarda kongreler yapılabiliyor. Özel ve resmi kurslarda yüz yüze eğitim başladı. Sağlık kurumlarındaki yoğunluğun azalmasıyla, sağlık personelinin izin yasağı kaldırıldı. Normalleşme adımları atılıyor, HES KODU ile, toplu taşıma araçlarına biniliyor, kapalı yerlere giriliyorsa siyasi partiler kongre yapabiliyorsa kafeye, bara, lokantaya da gidilebilir. Ekonomik destek sağlanmıyorsa, işletmelerin bir an önce açılmasını istiyoruz, bir an önce işimize dönmek istiyoruz. Çalıştığımız iş yerlerinde alınması gereken tüm tedbirleri alalım, işyerleri açılsın, yasaklar kalksın. Son olarak tüm arkadaşlarımızı; iletişim kanallarımızı arttırmak, yan yana gelişlerimizi çoğaltmak ve içine düşürüldüğümüz yoksulluğa karşı birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz. Sektörde çalışan tüm arkadaşlarımızı, örgütlenmeye çağırıyoruz.”

 

Kaynak: haberimizvar.net