Antalya Sokakları- Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri Gezi’nin 7. yılını anmak için Attalos Meydanı’nda bir araya geldi.

Attalos Meydanı’nda gerçekleştirilen açıklamayı okuyan Büro Emekçileri Sendikası (BES) Antalya Şube Başkanı Devrim Mol, ”Ülkemiz halk hareketleri tarihine altın harflerle yazılan,  en barışçıl, en güzleryüzlü direnişin, Gezi’nin üzerinden yedi yıl geçti.Her şey Gezi Parkı’ndaki tarihi ağaçların kesilip, yerine Topçu Kışlası adı verilen AVM projesinin yapılmasına itiraz edenlerin gecenin karanlığını yırtan haykırışı ile başladı.  Ancak İstanbul’un son yeşil alanlarından birisinin daha betonlaştırılmasına karşı çıkanlara reva görülen amansız şiddete duyulan tepki milyonların eşitlik, özgürlük ve demokrasi talebi ile birleşerek o ağaçların yeşeren dalları gibi kısa sürede tüm ülkeyi sardı.Demokrasiye, adalete, özgürlüğe susamış her yaştan, her kimlikten, her düşünceden, her inançtan, her meslekten milyonlar dayanışmayı, karşılıklı saygı ve sevgiyi, kardeşliği temel alan bir toplumsal direnişe, Gezi’ye imza attılar.” dedi.

GEZİ’DE HEPİMİZ ORADAYDIK

Demokrasi, eşitlik, adalet mücadelesinin eseri Gezi’yi selamlayan Mol, ”Evde, işte, sokakta çifte baskı ve sömürüye alıştırılmak istenen kadınların,  varlıkları yok sayılmak istenen, şiddetin her türlüsüne maruz kalan, Gezi’nin rengi, cesaret simgesi  LGBTİ+ bireylerin ”biz varız” isyanı, ister beyaz ister mavi yakalı olsun yıllardır kölece çalışmaya itilen işçi ile kamu emekçisini, asgari ücretli ile plaza çalışanını buluşturan hak mücadelesi, annelerimizin, anneannelerimizin, babaannelerimizin kucaklayan şefkati, ülkede yaşananlara ekranlarını, sayfalarını kapatarak üç maymunu oynayan penguen medyasına karşı basın emekçilerinin onurlu duruşu, sanatçı, yazar, şair ve düşünürlerin halktan esirgemediği duyarlılığı, farklı renklere gönül veren taraftarların kombine baskıya, zulme karşı yükselen tezahüratı, coşkusu, dükkanının kapısına “Direnmeye gittim, döneceğim” notu asan esnafın karşılıksız sunduğu katkıyla bir arayaydık.” denildi.

ARADAN GEÇEN YEDİ YILDA KARANLIK ARTTI

Gezi’den sonraki yedi yılda ülkede OHAL kalıcı hale getirilildiğine vurgu yapan Devrim Mol, ”Tek bir kişinin ağzından çıkan her sözün ferman kabul edilir hale geldiği, en temel özgürlüklerin dahi askıya alındığı bir düzene geçildi.Bu düzenin muktedirleri, farklıkları zenginlik olarak gören, hiç kimseyi ötekileştirmeyen, dışlamayan GEZİ’nin değerlerine, demokrasi, özgürlük, adalet, eşitlik talebine adeta savaş açtılar.” dedi.

GEZİYİ HAFIZALARDAN SİLMEYE ÇALIŞTILAR

12 gencimizin yaşamını yitirmesine,  binlerce insanımızın yaralanmasına yol açanlar Gezi’ye vandallık etiketi yapıştırmaya kalktığını söyleyen Mol, ”Üretime değil, betonlaşmaya, ranta dayalı,  iğneden ipliğe dışarıya bağımlı hale getirerek çökerttikleri ekonominin faturasını bile Gezi’ye bağladılar. FETÖ’den devralınan iddia-namelere sığınarak, kişi veya kurumlara mal edilemeyecek genişlikte ve zenginlikte çok önemli bir toplumsal direnişten gizli örgüt, darbe senaryosu çıkarmaya çalıştılar. Halkların iradesini yok sayarak onlarca belediyeye kayyum atadılar, milletin seçtiği vekillerin milletvekilliklerini düşürdüler.Milyonların eseri bir direnişi sahiplenen açıklamalarını,  attıkları tweetleri ‘suç delili’ gibi gösterdikleri insanlar için ağırlaştırılmış müebbet cezası isteyecek kadar pervasızlaştılar. ” diyerek açıklamaya devam edildi.

DİRENEN TÜM HALKLARI DAYANIŞMA DUYGULARIMIZLA SELAMLIYORUZ 

ABD’de, George Floyd’un bir polis tarafından öldürülmesi üzerine halkın başlattığı direnişe selam yolladıklarını söyleyen Devrim Mol, ”Irkçılığa ve polis şiddetine karşı ayaklanma aynı zamanda sınıfsal bir öfkeyle birleşerek, emperyalizmin merkezinde bir meydan okumaya dönüştü ve direniş başka ülkelere de yayılıyor. Irkçı, milliyetçi, ayrıştırıcı politikaların sonucu,  halklara ve mültecilere uygulanan zulmü, baskıyı, polis şiddetini en ağır haliyle yaşayan, sırf kürtçe konuştuğu için öldürülen insanlarımızın acıları yüreğinde Türkiye halkları olarak, kapitalist yağmacılığa karşı halkların adil, eşit, barış içerisinde yaşamın kurulduğu  yeni bir dünya özlemini yükselten ABD halkı özelinde, direnen tüm halkları dayanışma duygularımızla selamlıyoruz. ABD’yi saran öfke, tüm yoksulların, ezilenlerin öfkesidir!”dedi.

BUGÜN GEZİ’NİN DEĞERLERİNE DAHA ÇOK İHTİYACIMIZ VAR

Demokrasinin, adaletin, özgürlüklerin son kırıntılarının dahi rafa kaldırıldığı bu döneme vurgu yapan Mol, Kazdağlarından, Salda Gölü’ne, Kirazlıyayla’dan Olimpos’a uzanan doğa talanının hız kesmeden sürdüğü, toplumsal yaşamın her alanının Diyanet fetvaları ile yeniden şekillendirilmesinin hedeflendiği, dünyayı ve ülkemizi tehdit eden Covid 19 pandemisini bile yeni saldırıların fırsatı haline getirildiği, topluma bir taraftan evde kal çağrıları yapanların diğer taraftan milyonlarca işçiyi, emekçiyi, dar gelirliyi salgına karşı adeta silahsız cepheye sürdüğü, salgına karşı açıklanan ekonomik paketlerde aslan payını patronlara dağıtılıp milyonlarca işçinin, dar gelirlinin kırıntılarla yetinmesinin beklendiği süreçte gezinin ruhuna ihtiyacımız var.” dedi.

İnsanca yaşamın hakim olduğu bir ülke için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceklerini ifade eden Mol, ”Gezi sürecinde aramızdan hunharca koparılan Berkin Elvan’ın, Ethem Sarısülük’ün, Ali İsmail Korkmaz’ın, Abdullah Cömert’in, Medeni Yıldırım’ın, Hasan Ferit’in, Ahmet Atakan’ın, Mehmet Ayvalıtaş’ın anıları önünde saygıya eğilirken milyonların demokrasi, eşitlik, adalet mücadelesinin eseri Gezi’yi bir kez daha selamlıyoruz.” diyerek açıklamayı sonlandırdı.