İçeriğe geç
Ana sayfa » MANŞET » SOKAK » POLİTİKA » HDP Milletvekili Saruhan Oluç: “Öfkemizden daha büyük umudumuz var”

HDP Milletvekili Saruhan Oluç: “Öfkemizden daha büyük umudumuz var”

Antalya Sokakları Özel – Antalya HDP Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç , Ankara Katlimına, siyasi iktidarın HDP’ye yönelik tutumuna ve Antalya’da yaşanan ırkçı saldırılara ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Oluç, CHP’ye de seslendi: ‘CHP bizim düşmanımız ya da rakibimiz değil’

“ÜLKENİN YAŞADIĞI DEHŞET SAHNELERİ, KATLİAMLAR 400 VEKİL HESABINDAN”

7 Haziran seçimlerinin başta Tayyip Erdoğan olmak üzere, siyasi iktidar tarafından kabullenilmediğine işaret eden Oluç, HDP’nin meclise güçlü bir grupla girmesinin rahatsızlık yarattığını ifade ederek şöyle konuştu: “Tayyip Erdoğan’ın AKP kurmaylarıyla beraber hedeflediği şey HDP’yi baraj altına itmek, meclisin dışında bırakmak. Çeşitli yollarla bunu deniyor ve kazanılmış olan 80 vekilin en az 70 vekilini AKP ye almak ve dolayısıyla tek başına yeniden hükümet olabilmek. Hükümete gelecek ve Anayasayı değiştirecek. Hedef budur. Her şey bu hedef etrafında gelişiyor Türkiye’de”.

Temmuz ayından bu yana yaşanan ölümlerin sebebinin 400 milletvekili hesabı olduğunu dile getiren Oluç: “Temmuz ayından bu yana yüzlerce genç insan öldü; hangi üniformayı taşırsa taşısın, ister asker, ister polis, ister gerilla olsun hiç fark etmez yüzlerce insan öldü. Sivil insanlar öldü. En son Ankara katliamı gerçekleşti. Barış için Ankara’ya gidenler, 100’ün üzerinde kardeşimiz katledildi.

“Ülkenin bu hale gelmesinin sebebi nedir diye sorulduğunda AKP kurmayları bakanlar başbakan yardımcıları ve Cumhurbaşkanı Erdoğan dedi ki 400 milleyvekili olsaydı bunlar olmazdı. Yani şimdi 400 milletvekili almak için bunları yapıyorlar. Yaşanan 7 Hazirandan bu yana ülkenin içine düştüğü karmaşa, dehşet sahneleri, katliamlar bunların hepsinin nedeni 400 vekil alınmamış olmasıdır. Şimdi almayı deniyorlar böyle bir ortamı bunun için”dedi.

“GÜVENLİK ZAAFINI YARATANLAR KATLİAMIN PARÇASIDIR”

Türkiye Cumhuriyet tarihinin en ağır katliamı olan Ankara katliamı için ise şu ifadelere yer verdi: “Binlerce insan barış talebini bir kez daha Ankara’dan dile getireceklerdi. Buna verilen cevap çok ağır ve kanlı oldu. Buna bu şekilde cevap verenler cevabı destekleyenler katliamı destekleyenler. Bu katliamı azmettirmiş bu katliamı kolaylaştırmıştır. Güvenlik zaafını yaratmış olanlar bunların hepsi aslında bu katliamın bir parçasıdır. Biz öyle görüyoruz”

“PLANIN BAŞINDA SARAY VAR”

“Planlanmış bir şey bu. Bu planın başında saray ve istihbarat var uygulayıcıları var. Yerel bürokratlar var; bu saldırıların uygulanmasını desteklemek için. Yargı alanında bu planların uygulanması için destek olanlar var, kimi savcılar var bütün bunların sonuçlarını görüyoruz”

“DEVLET İÇİNDE DESTEKÇİLERİ OLMASA BU KADAR RAHAT HAREKET EDEMEZLER”

“Türkiye’de bir şeyin üstünü devlet örtmeye çalışıyorsa bir konunun konuşulmasını yasaklıyorsa, bir mahkemeyi gizlilik sürecine büründürüyorsa mutlaka bunun arkasında kimi devlet güçleri vardır örtmeye gizlemeye çalıştıkları budur. Biz böyle biliyoruz. Yıllardan beri yaşadık şimdi bir kez daha bunu gördük ama örtemediler.

Hala açık net ve rahat bir şekilde IŞİD’in bu işin içinde arkasında olduğunu edemiyor Cumhurbaşkanı – Başbakan. Çünkü silahlarla lojistik desteklerle besleyip büyüttükleri El- Kaide türevi El-Nusra ve IŞİD gibi örgütlerdir bugün bu işi yapanlar. Türkiye’yi kana bulayanlar, Suruç’ta 34 gencimizin ölmesine yol açanlar, Diyarbakır’da mitingin ortasında bombayı patlatanlar, Ankara’da bu katliamı gerçekleştirmiş olanlar daha önce Adana, Mersin’de parti binalarımıza bomba koymuş olanlar bunlardır hepsi. Bunların devlet içinde destekçileri uzantıları olmasa bu kadar rahat hareket edemezler biz bunu biliyoruz onlar da biliyorlar”

“Canlı bombaları besleyeceksiniz teşvik edeceksiniz canlı bombaların sınırdan rahatça geçmesini Türkiye’de gezmesini sağlayacaksınız. Buna göz yumacaksınız aylardan beri bilinen canlı bombaları gözaltına almayacaksınız.Bu eylemi yapmalarını engellemeyeceksiniz ama ondan sonra öyle çıkıp ağzı dolu dolu laflar konuşacaksınız; Başbakanı kastediyorum Cumhurbaşkanını kastediyorum” dedi.

“BU İNSANLARIN VATANI DEĞİL Mİ BURASI?”

Antalya’nın Alanya ilçesinden Ankara’daki katliamda yaşamını yitirenlerin cenazelerinde yaşanan ırkçılığı eleştiren Saruhan Oluç, bir kişinin “Burası yerlilerin mezarlığı” demesine anlam veremediklerini ifade etti. “Yerli mezarlığı yabancı mezarlığı diye ayrım yapıyor. Sen yarın Allah’ın önüne gittiğinde yerli yabancı diye mi ayıracaksın insanları. Böyle bir zihniyet olabilir mi? Oluyor işte Alanya’da yaşanıyor. Cenazeleri koyacak morg bulmak için mülki amirlerle konuşmak zorunda kalıyoruz. Böyle bişey olabilir mi? Bu insanlar otuz yıldır kırk yıldır elli yıldır burada yaşayan insanlar var. Buraya göçmüşler hayatlarını burada kazanıyorlar. Burada yaşıyorlar çocuklarını burada büyütüyorlar evleniyorlar barklanıyorlar bu insanların vatanı değil mi burası?

YA SEVECEKSİNİZ YA TERK EDECEKSİNİZ DİYENLERE: “TERK ETMEYECEĞİZ, SİZİ DE SEVMEYECEĞİZ”

“Biz ortak vatanımızdır derken Alanya’da sokaklara “Ya seveceksiniz ya terk edeceksiniz” diye pankartlar açılıyor. Terk etmeyeceğiz ya terk etmeyeceğiz sizi de bu davranışlarınızdan dolayı sevmeyeceğiz. Öyle eşit kardeş olacağız siz bizi eşit kardeş olarak görmeyecekseniz biz eşit kardeşliği kazanacağız elde edeceğiz.
Yok öyle şey. Her şeyi siz belirleyeceksiniz, hiç bir evrensel değere sahip çıkmayacaksınız insanların hiç bir temel değer anlayışına sahip çıkmayacaksınız, bunların hepsini her gün çiğneyeceksiniz mezarlıkta bile ayrımcılık yapacaksınız, nefret söylemlerinde bulunacaksınız ırkçılık yapacaksınız ondan sonra ya sev ya terk et diyeceksiniz. Yok biz terk etmeyeceğiz size de insanlık değerlerini öğreteceğiz”

“ÖFKEMİZDEN DAHA BÜYÜK UMUDUMUZ VAR”

“Öfkeliyiz çok kızıyoruz olanlara, büyük bir adaletsizlik ve eşitsizlik yaşanıyor ama bizim öfkemizden daha büyük olan daha güçlü olan bir umudumuz var ve o umudu gerçekleştirmek için biz mücadele ediyoruz dolayısıyla bu öfkemizi umudumuzla bastırıyoruz.Yoksa hakikaten herkesin tahammül sınırları son derece zorlanmış vaziyette”
“Evet öfkeliyiz ama insanlık değerlerine dair geleceğe dair özgürlüğe eşitliğe adalete barışa dair umutlarımız beklentilerimiz bu öfkemizden çok daha büyük. Kararlılığımız çok daha büyük örgütlülüğümüz çok daha büyük biz bütün bunlara rağmen mücadeleyi başarıyla sürdürebileceğimize inanıyoruz”.

“BİZİM RAKİBİMİZ SİYASİ İKTİDAR”

Seçim süreci boyunca siyasi iktidarı hedef aldıklarını ifade eden Oluç, “Eğer önümüzdeki dönemde HDP güçlü bir grupla mecliste yer alırsa ancak, Türkiye’de bir koalisyon ihtimali olur. CHP’nin ve MHP’nin hükümet ortağı olması koalisyon ortağı olması iktidara gelmesi ihtimali doğar. Bunu unutmamak gerekir” dedi.

“CHP bizim düşmanımız ya da rakibimiz değildir bu seçimlerde. Bizim rakibimiz siyasi iktidardır. Siyasi iktidara yönelik siyasi çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Doğal olan da budur muhalefet iktidarı değiştirmek kendisi iktidar olmak için mücadele eder. Biz böyle bakıyoruz, AKP’ye karşı politikalarımızı projelerimizi anlatıyoruz onların yanlışlarını eleştiriyoruz. Bizim işimiz CHP’yle uğraşmak değildir. CHP’nin de derdinin bizimle uğraşmak olması doğru bir taktik değildir. HDP’yle uğraşarak CHP’nin iktidara gelme şansı yoktur. HDP baraj altında kalırsa CHP’nin herhangi bir koalisyon ya da tek başına iktidara gelme gibi bir şeyi ortaya çıkartamaz. Ama HDP güçlü bir şekilde barajı geçtiğinde CHP’nin bir koalisyon ortağı olma ihtimali tekrardan doğabilir. Bunu da CHP’lilerin görmesi bilmesi gerekiyor”

“BAHÇELİ HER ŞEYE HAYIR DİYEBİLMESİNİ BİLE HDP’YE BORÇLU”

“MHP’lilerin de bunu görmesi bilmesi gerekiyor. Yoksa 15-16 oyla nasıl olacak da siz hükümet ortağı olacaksınız. Ancak HDP mecliste olduğu zaman hani o selam vermedikleri HDP mecliste olduğu zaman böyle bir ihtimal ortaya çıkıyor. Yani Devlet Bahçeli her şeye hayır diyor ya her şeye hayır demesinin ortamını bile HDP’ye borçlu. Yani bu bile aslında bir Türkiye’de demokratik kültürün bir parlamenter rejimin vazgeçilmez unsuru olmasını HDP’nin bir vazgeçilmez bir unsur olmasını bu bile göstergesidir. Unutmamak gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

Söyleşi: Pelin İktüeren
Fotoğraf: Sema Karakurt