Antalya Tabip Odası: Hasta sayısında artış var

Antalya – Antalya Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Nursel Şahin, koronivürüs salgınının başında kendisini iyi koruyan Antalya’da, normalleşme sonrası temas alanının genişlemesine paralel olarak hasta sayısında da artış olduğunu söyledi.

Akdeniz Manşet gazetesinde yayınlanan özel habere göre Antalya Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Nursel Şahin, koronavirüs salgınıyla ilgili olarak Antalya’daki durum hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Nursel Şahin, “Pandeminin başlangıcında hasta sayısında bir artış yaşanmıştı ama Antalya kendini en iyi koruyan illerden birisi olmuştu. Günlük hasta sayımız 20-30 sayılarını geçmiyordu. Toplamda 300-500 arasında hastamız vardı. Ancak AVM’lerin, kafe ve restoranların açılmasıyla, bayramda normalleşmenin hızla gündeme sokulmasıyla şehirlerarası ulaşımın açılmasıyla, yazlıkçılar ve turistlerin gelmesiyle ciddi bir temas alanı toplumda genişledi ve hastalık sayılarımızda ne yazık ki artış var” dedi.

VAKA SAYILARI

Şu anda denetim mekanizmasının da zayıfladığını ifade eden Prof. Dr. Nursel Şahin, Antalya’daki vaka sayıları hakkında şunları söyledi “Yetkili ağızlardan bilgi alamıyoruz. Kendi üyelerimizden aldığımız bilgilere göre, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 300 hastaya PCR testi yapılıyor. 70-100 arasında hasta tespit ediliyor. Üniversite hastanesinde günlük 100 test yapılıyor, her gün 15-20 arasında yeni hasta tespit ediliyor. Kepez Devlet Hastanesi’nde de günde 100-200 arasında başvuru olduğunu ve 20 ila 30 arasında hasta tespit edildiğini duyuyoruz. Ortalama olarak PCR testi pozitif çıkan hasta sayısı 70 ila 100 arasındadır. Buradaki en önemli sorun ise, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde servislerde doluluk vardır. Yoğun bakımlarda çok fazla doluluk yoktur, 20 civarında bütün yoğun bakımlarda hastamız var. 5 civarı da entübe hastamız var.”

GERÇEK SAYI BİLİNMİYOR

Test yapma koşullarına sınır getirildiğini anımsatan Şahin, şöyle devam etti: “Yani daha az sayıdaki insana test yapıyoruz. Ateşi ve birkaç belirtisi olmadan test yapmıyoruz. Hastaların büyük çoğunluğunu da genel durumu iyiyse, gençse ve akciğerindeki tutulumu çok fazla değilse evlerine gönderiyoruz. Bunun için hastanelerde yatanlardan çok sayıda insan şu an evlerinde izole olarak hastalığını geçiriyor. Palyatif bakım merkezlerinde 100 kadar hastanın karantinada tutulduğu söyleniyor. Bazen bir apartmanda, bir evde karantinalar gerçekleşiyor. Hastaları eve gönderiyoruz. Bu doğru bir uygulama hastanedeki tıkanmaları önlemek açısından. Fakat bu sayılara ulaşamıyoruz. Temaslıların da PCR testi yapılmıyor. ‘Ben şu kişiyle temastaydım’ denildiği anda test yapılmıyor. Biz Antalya’da gerçek hasta sayısını bilemiyor, doğrulatamıyoruz. Pandeminin başlangıcından daha ileri bir seviyeye geldiğimizi söylememiz lazım. Önceden hasta sayılarımız bu kadar düzenli bir artış göstermemişti. Filyasyonda evlerinde takip ettiğimiz hasta sayımız bu kadar yüksek değildi.”

BAYRAM SONRASINA DİKKAT

Prof. Dr. Nursel Şahin, “Anadolu’daki hastalık sayısı şu an patlamış durumda. İstanbul’dan ve büyük kentlerden bütün Anadolu’ya hastalığı yaymış olduk. Ankara ve Konya’da inanılmaz bir hasta sayısı var. Konya ilinde çok hasta varken, Konya’daki bütün hastaneler ve yoğun bakımlar doluyken Antalya’nın buradan etkilenmemesi mümkün değil. Özellikle Kurban Bayramı’ndan sonra, nişandı, düğündü, asker uğurlama merasimlerinden sonra bu sayıların 10 gün sonra çok daha artacağı konusunda endişeliyiz. Sadece maske ve mesafeyi vatandaşa söyleyip, onları bireysel tutumlarına bırakarak sağlık ve salgın yönetimi olamaz. Toplum sağlığı tamamen devletin sorumluluğundadır” diye konuştu.
Özel okulların açılacağına işaret eden Prof. Dr. Şahin, “Ardından okullar ve kreşler açılacak. Bu koşullarda okulların açılmasının çok uygun olmadığını düşünüyoruz ancak önümüzdeki günlerin daha iyi olacağı yönünde bir beklentimiz yok. Günlük hasta sayılarının 2 binleri bulacağı ve bu 2 binli sayıların üzerine çıkacağı kaçınılmazdır. Ankara Tabip Odası (ATO), Ankara’daki vahim tabloyu açıkladı. Pandemi hastanelerinde yoğun bakım ünitelerinin yüzde 100 doluluğa ulaştığını, diğer hastanelerde de benzer sorunlar yaşandığını belirten ATO, Ankara’da günlük koronavirüs pozitif vaka sayısının bine yaklaştığını bildirdi. Bakanlıkta 900’lerdeki sayıyı binin üzerine çıkarmak zorunda kaldı. Erzurum, Rize velilerimiz kendi kentindeki önlemleri almak için sayıları açıklamak zorunda kaldı. Var olan verileri gizlemenin hiçbir yararı yok. Gerçekleri gizleyemeyiz. Şayet önlemler alınmazsa başlangıçtaki sert önlemlere dönmek zorunda kalabiliriz. Biz Eylül ayında 2. dalgayı bekliyorduk hala 1. dalganın en yüksek 2. pikini yapacağız diye değerlendiriliyor. Eylül ve Ekim ayında bir de grip salgını gelecek bizim sağlık sistemimizi daha da zorlayacak” dedi.

AŞI UMUDU

‘Başarı öyküsünden kötü senaryoya doğru geldik’ diyen Prof. Dr. Şahin, “Aşı konusunda ciddi gelişmeler oldu yakın zamanda birkaç yerde aşı çıkacak gibi görünüyor. Gelişmiş ülkeler paralarını önceden yatırdı aşı için, önceden almak için. Hastalıkla bir süre daha böyle yaşayacağız önlemlerimizi mutlaka almalıyız. Devlet de denetimini yapmalı. Başarı öyküsünden kötü senaryoya doğru geldik. Vatandaşa bu sonuçları yükleyeceğimiz bir ortam yaratmanın hiçbir yararı yok. Koruyucu sağlık hizmetler çok önemli. Normalleşmeyi de Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) bilim insanlarının önerdiği şekilde kademeli bir şekilde geçişler yapabilseydik ve daha iyi denetleseydik. İtalya’nın, İspanya’nın, Portekiz’in önlediği gibi biz de şimdi bin sayılarımızı çok aşağı indirmiş olacaktık. İkinci dalgaya karşı hazırlık yapacaktık. Ne yazık ki o aşamayı da kaçırdık. Bu kadar emek de boşa gidecek insan en çok da bu duruma üzülüyor. Sağlık çalışanlarımız bir fedakarlık gösterdi. Şimdi bütün bunları ekonomik nedenlerle umursamazlıkla rehavet ortamını yaratan politikalarla boşa gitmesinden endişe duyuyoruz. Sağlık çalışanların motivasyonunu da düşürecektir. Bütün bunlara rağmen mevcut politikaların ve normalleşmenin rehavetine bu kadar kapılmamamız lazım. Hastalık ciddi, gördük ki son zamanlarda ölümlerdeki yaş ortalaması da giderek gençleşmeye başladı. Çocukları gençleri de etkiliyor. Temas alanımızı azaltalım, hijyene dikkat edelim, maske kullanmak bizim vatandaş olarak borcumuz ve yükümlülüğümüz. Söylenenlere uymamız gerekiyor. Hastalık hemen gitmeyecek” diyerek durumun ciddiyetini anlattı.

Kaynak: Akdeniz Manşet / Esra Altunkes