Antalyalı Kadınlar: Pandemide de alanlardayız

Antalya Sokakları- Antalyalı Kadınlar, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele gününde Attalos Meydanı’nda buluştu.

Antalya Kadın Platformu’nun çağrısıyla düzenlenen basın açıklamasında pandemi dönemide artan ev içi şiddet, kadın yoksullaşması, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 no’lu yasaya yönelik saldırları protesto edildi.Antalya kadın platformu adına basın açıklamasını Songül Şarklı, metinin Kürtçe halini ise Berivan Aydın okudu.

OECD ülkeleri arasında Türkiye birinci sırada diyen Songül Şarklı,  ”25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Ve Dayanışma Günü; insanlık tarihinde kadınlara yönelen vahşi şiddetin, bir insanlık ayıbının tarihi olduğu gibi esas olarak kadınların erkek egemen sisteme karşı duruşunu, dayanışmayı ilmik ilmik örerek büyüttüğü tarihtir.  Kadınların hayatlarını çalan erkek şiddetine, iktidarın bu şiddeti cesaretlendiren, sırtını sıvazlayan kadın düşmanı söylem ve politikalarına, kazanılmış haklarımıza yönelik saldırılara, toplumsal yaşamı dini kurallara göre düzenlerken yaşamlarımıza çizdiği karanlık sınırlara karşı pandemi süresince de isyanı hep birlikte büyüttük ve büyütmeye devam edeceğiz.” dedi.

Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri sıralamasında OECD ülkeleri arasında birinci sırada bulunan ülkemizde erkek şiddeti her gün daha da artarak devam ederken kadınlara, LGBTİ+lara yönelik şiddette ve çocuk istismarında cezasızlık özel bir politika olarak uygulanıyor. Eril yargı kararlarıyla birleşen iktidarın kadın düşmanlığı, şiddet faillerini cesaretlendirmeye devam ediyor.

PANDEMİ SÜRECİNİ EN AĞIR YAŞAYANLAR KADINLAR OLDU

Pandemi döneminde katledilen ve şiddete maruz bırakılan kadınları baz alan şiddet raporuna dikkat çeken Songül Şarklı, ”Kadın cinayetlerinin %59’u eski koca/koca, %20’si erkek akraba ve %16’sı eski sevgili/sevgili tarafından işlenirken erkek şiddetine karşı savunmasız kalmamız için arabuluculuk, nafaka hakkının gaspı gibi adımlarla boşanmaların önüne geçilmeye çalışılıyor. Kadına şiddetin önlenmesi için devletin tüm mekanizmalarının kullanılması gerekirken kadınları şiddete karşı koruyan yasalar esnetiliyor, kayyumlar marifetiyle gasp edilen belediyelerin kadın birimleri kapatılıyor, sığınma evlerine erişim zorlaştırılıyor ve kadınların yaşam güvencesi niteliğindeki İstanbul Sözleşmesi, 6284 gibi kazanımlar kadınların ellerinden alınmaya çalışılıyor. Hayatımızın her alanında her zaman yaşadığımız gibi pandemi sürecini de en ağır yaşayanlar yine kadınlar oldu. Mücadelelerimizle elde ettiğimiz haklarımızdan vazgeçmiyoruz, vazgeçmeyeceğiz. Bu kötü gidişata dur demek adına elimizdeki en önemli yasal dayanak olan İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Kanun tartışma konusu olamaz. Kadınları koruyan bu yasalar tüm maddeleriyle uygulanana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.” denildi.

PANDEMİDE EV İÇİ EMEK SÖMÜRÜSÜ KATMERLENDİ

Pandemide de kadınların payına yine iş yükü ve emek sömürüsü düştü diyen Songül Şarklı, ”Pandemi süreci biz kadınlar için okulların kapatılmasının yanında 20 yaş altı ve 65 yaş üstü kişilerin sokağa çıkma yasakları ile birlikte tüm bakım yükünün kadınların omzuna yüklendiği bir süreç olurken, aynı zamanda virüsle mücadele etmek için önerilen detaylı hijyen koşullarını sağlamak, hane halkının yemek, ütü, temizlik vb. ev işlerini karşılamanın da kadına yüklendiği bir süreç geçiriyoruz. Pandemide de kadınların payına yine iş yükü ve emek sömürüsü düştü.” dedi.

YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ!

Açıklama “Erkek egemen devlet, tüm yargı ve kolluk güçleri ile, kadına fönelik şiddete ses çıkaran kadınlara, kadın mücadelesi yürüten kadın aktivistlere yönelik yoğun tutuklama, gözaltında işkence ve benzer faşizan baskılarına sessiz kalmıyoruz. Kadın mücadelesini sokaklarda, alanlarda dayanışma ile büyüteceğimizi bir kez daha yüksek sesle haykırıyoruz.

Biz kadınlar olarak erkek iktidarına, baskıya, şiddete, tacize, tecavüze, istismara ve katliamlara dur demek için sokaklardayız, kazanımlarımıza ve haklarımıza sahip çıkmak, bir kişi daha eksilmemek için sokaklardayız. Biz İstanbul Sözleşmesi yaşatır demek için sokaklardayız Biz yaşamı savunmak için sokaklardayız.” denileren sonlandırıldı.