İçeriğe geç
Ana sayfa » MANŞET » SOKAK » TOPLUMSAL CİNSİYET » KADIN » Vildan Atasever: “Kadının bu şekilde anlatılmasından nefret ediyorum”

Vildan Atasever: “Kadının bu şekilde anlatılmasından nefret ediyorum”

52’nci Uluslararası Antalya Film Festivali kapsamında ‘Kadının Dünya ve Türkiye Sinemasında Temsili’ konulu panel, Doç. Dr. Emine Uçar İlbuğa’nın moderatörlüğünde, yazar Ali Can Sekmeç ve oyuncu Vildan Atasever’in katılımıyla gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Turizm Fakültesi Konferans Salonu’ndaki panelde oyuncu Atasever, artık sinemada hem kamera önünde hem de arkasında daha bilgili, daha bilinçli kadınların var olduğunu belirterek, “Kadınlar bireysel olarak istedikleri yerde özgürce var olabiliyor. Çünkü daha bilgiliyiz, daha güçlüyüz” dedi.

Yazar Ali Can Sekmeç’in özellikle 1950’li yıllar Türk sinemasında kadının temsiline ilişkin değerlendirmelerine şiddetle karşı çıkan Atasever, “Kadınlar olarak büyük sorumluluklarımız var. Biz de sadece erkekler gibi işimizle uğraşabilsek çok daha başarılı olabiliriz. Biz çocuk doğurmak, ev geçindirmek, eşinle ilgilenmek, aile kurmak, toplumda yer edinmek, söz hakkı edinebilmek ve mahalle baskılarından kurtulabilerek üretmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

“KADINLARIN BU ŞEKİLDE ANLATILMASINDAN NEFRET EDİYORUM.”
Türkiye’de kadınların ancak 1970’li yıllarda feminizmle birlikte belli bir alanda söz hakkına sahip olmaya başladığını kaydeden Atasever, “50’li yıllarda sahneye çıkan kadınlara ne gözle bakılıyordu. Bir kadın kendini özgürce ifade edip, istediği sanatı yapmak, kendi fikirlerini söyleyebilme özgürlüğüne sahip değildi. Bugün bile sahip değiliz” diye sözlerini sürdürdü.

Bu arada sözü Sekmeç devralırken, “Çok sinirlendim” diyen Atasever, Sekmeç’in Neriman Köksal’ı anlatırken “Kafaların dönüp baktığı kadın” sözlerine, “Kadının bu şekilde anlatılmasından da nefret ediyorum” diye tepki gösterdi.

Ali Can Sekmeç’in, bu tanımı Köksal’ın kendisi tarafından yapıldığını söylemesiyle ortam yumuşadı, ancak ikili arasındaki tartışma panelin ilerleyen dakikalarında yeniden alevlendi. Ali Can Sekmeç, avantür tarzda film çeken kadın yönetmenler üzerine, “Birsen Kaya ‘Kilink’ çekmiş. Bir kadın yönetmen ‘Kilink’ çekebilir mi sizce? Dünyada çekilmiş Kilinklerin içinde bir tek kadın yok. Birsen Kaya tek” sözlerine Atasever, “Sen şimdi kadınları aşağılıyorsun. Küçümsüyorsunuz” diye tepki verdi. Atasever’in “Ne diyorsun ‘Bir kadın yönetmen çekebilir mi?’ Niye çekemesin ya” sözleri üzerine Sekmeç, “Kötü bir şey değil ki. Küçümsemiyorum. Dünyada tek çeken” karşılığını verdi.

KURAL TABU DEĞİL, TEK AMAÇ İYİ FİLM YAPMAK

Panelde öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Atasever, ‘Türkan Şoray kanunları’ olup olmadığına ilişkin soruya, sinemada bir ‘meta’ olarak kullanılmadığı sürece ne gerekiyorsa onu yapacağını belirterek cevap verdi. Oyuncu olarak görevinin senaryoda olanı izleyiciye aktarmak olduğunu söyleyen Atasever, “Kural, tabu değil, tek amacımız iyi film yapmak olmalı” dedi.

“DEMİRKUBUZUN ‘UĞUR’ KARAKTERİ TOPLUMUN BİÇİMLENDİRDİĞİ KADINLARIN DIŞINDA”
Oyuncu Atasever, Zeki Demirkubuz’un yönetmenliğini yaptığı ‘Kader’de canlandırdığı ‘Uğur’ karakterinin sinemada kadının temsili noktasında aykırı bir karakter olduğunu da söyledi. Atasever, ‘Uğur’ karakterinin toplumun biçimlendirdiği kadınların dışında, aile olmayı reddeden, sevdiği adamın peşinden giden bir kadın olduğunu belirterek, “Bu anlamda çok güçlü buluyorum. Kendi inandığı doğrultuda hareket ediyor” dedi.