İçeriğe geç
Ana sayfa » ÖZEL HABER » SÖYLEŞİ » Saruhan Oluç: “7 Haziran gecesi ortaya çıkacak sonuç Türkiye’nin geleceğini belirleyecek”

Saruhan Oluç: “7 Haziran gecesi ortaya çıkacak sonuç Türkiye’nin geleceğini belirleyecek”

Antalya Sokakları Özel – Milletvekilleri Adayları söyleşi dizimizin ikincisini HDP Antalya 1. Sıra milletvekili adayı Saruhan Oluç ile gerçekleştirdik. Söyleşimiz oldukça kapsamlı olduğundan iki bölüm olarak yayınlıyoruz. İlk bölüm Saruhan Oluç ve Antalyalıların tanışması ve yerel politikalar ile Antalya ekseninde.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

İstanbul doğumluyum, mühendisim, Çok uzun yıllardır, 70’li yıllardan bu yana, siyasetle ilgiliyim. Bir taraftan, siyasi partilerde, yapılarda, çalışmalar yürüttüm. Bir taraftan yayıncılık ve gazetecilik yaptım. ÖDP kurucularındanım, uzun yıllar ÖDP’de siyaset yaptım. 2007- 2011 seçimlerinde blok çalışmalarına aktif olarak katıldım. 2011’den sonra da Halkların Demokratik Kongresini oluşturduk. Daha sonra da Halkların Demokratik Partisini kurduk. Orada da merkezi yürütme kurulu üyeliği yapıyorum. Yolum da seçim döneminde Antalya’ya düştü. Yani genel olarak baktığımızda çok kısa özetlemek gerekirse, siyasetin içinde çok uzun yıllar bulunmuş bir insanım. Yayın ve gazetecilik yaparken de ilgilediğim alan bu alan oldu. Umuyorum derdimi Antalyalılara iyi anlatırım. Onlar da bana hak verirler ve birlikte politikaya devam ederiz.

Size yönelik ‘ithal aday’ söylemlerine ne diyorsunuz?

Antalya’ya dışarıdan geldin diyorlar, Antalya çok kozmopolit bir şehir tabi, hem Türkiye’nin hem dünyanın çeşitli bölgelerinden göç almış ve halen da alan bir metropol. Bu iyi bir şey aslına bakarsanız. Kozmopolit yapı çok farklı kültürlerin, kimliklerin, anadillerin ve inançların bir arada yaşaması açısından oldukça önemli. Benim babamın büyük dedeleri Antalya Elmalı’dan, Oniki Ada’ya doğru göç etmişler Bodrumun karşısındaki adaya.

Dolayısıyla bugünkü Antalyalılar çeşitli yerlerden Antalya’ya göç etmiş olanlar, benim baba tarafımda da Antalya’dan çıkıp başka bir yere göç etmiş olanlar var. Böyle de bir bağım var Antalya’yla tabi ki tarihsel geçmişe dayalı bir şey. O yüzden ben dışarıdan geldin diyenlere diyorum ki ben buralıydım ama siz dışarıdan geldiniz.(gülüşmeler)

Antalya siyasetini nasıl buldunuz? Burada nasıl karşılandınız?

Şu ana kadar benim gördüğüm çok sıcak karşıladı herkes, çok kolay dil tutturduk. Hem bu halk toplantılarında böyle oluyor, hem de genel olarak yaptığımız çeşitli görüşmelerde, konuşmalarda ziyaretlerde böyle oluyor. Herhangi bir yabancılık çekmedim doğrusunu isterseniz Antalya’da. O beni çok rahatlattı tabi. Çok rahat konuşur, siyaset yapabilir bir halde olduğumuzu gördüm; bu iyi bir şey.

Öte yandan, ilk defa gelmiyorum tabi Antalya’ya siyasi çalışmalarımız için çeşitli zamanlarda gelip gittim. Mitinglerde konuşmacı olmak olsun, toplantılara katılmak olsun. Dolayısıyla Antalya’da sol ve sosyalist alanda politika yapan çok tanıdığım insan vardır.

Bunun haricinde geldiğimden beri çeşitli toplantılara katıldım, mahallede halk toplantılarına katıldım, çeşitli şölenlere katıldım. Ziyaretler yaptım çeşitli sivil toplum örgütleriyle, demokratik örgütlerle, bunların hepsine devam ediyoruz.

Antalya Milletvekili adayı olarak bu kent için neler söylebilirsiniz?

Antalya, aslında Türkiye’nin tamamı açısından baktığımızda çok önemli bir yer, şundan dolayı; birincisi Türkiye ekonomisine çok ciddi katkıda bulunan bir kentimiz. Bir kaç alanda üstelik. Sadece turizmde değil, akla turizm geliyor ama elbette ki turizm önemli, ama onun dışında da yani tarım alanında olsun, kültürel, tarihsel bir geçmişi olması nedeniyle olsun, Türkiye’nin tamamına çok ciddi katkıları olan bir kent.

Fakat benim gördüğüm, Türkiye genel siyasetinde Antalya’nın sesinin çok fazla duyulduğunu fark etmezsin. Çok hissedilmez, yani Antalya’yı temsil edenler Ankara’da mecliste olsun genel olarak siyaset alanında olsun Antalya’nın sorunlarını, ihtiyaçlarını taleplerini, çok kararlı ve istikrarlı bir şekilde yansıtmazlar, bunun aslında bir eksiklik olduğunu düşünüyorum.

Türkiye’nin büyük kentleri sayılmaya başlandığında, dördüncü – beşinci sırada Antalya’nın adı geçer. Ama buna uygun, bir ağırlığı henüz oluşmamış durumda. Bunun yaratılması gerekiyor, Antalya’nın bu kozmopolit yapısında çok önemli olduğunu düşünüyorum. Gerçekten Antalya önemli bir model oluşturabilir. Çünkü çok ciddi farklılıkların bir arada yaşandığı bir yer.

Antalya’nın problemlerinin, çözülmesi gereken sorunlarının neler olduğunu düşünüyorsunuz?

Şimdi bir kaç alanda, farklı kesimlerin sorunları var, bunların başında tabi ki turizm geliyor. Milyonlarca turistin geldiği bir yer burası ve kitle turizminin yapıldığı bir kent. Bunun olumlu yanları da var, yarattığı sorunlar da. Eğer biz Antalya’daki turizmin sürdürülebilirliğini istiyorsak, o zaman bu olumlu ve olumsuz yanları iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Bu alandan yansıyan sorunlar var benim gördüklerimden bir tanesi bu.

Örneğin turizmdeki her şey dahil sisteminin Antalya esnafı açısından yarattığı çok ciddi bir sorun var. Bunun giderilmesi gerekiyor. Antalya küçük esnafı herşey dahil turizminden dolayı, o sistemden dolayı mağdur olup, yaşayamayacak hale gelirse, Antalya’nın çok önemli bir zenginliği tahrip edilmiş olur.

Buna karşılık, turizm sektöründe çalışan işçiler emekçiler açısından baktığımız zaman, ciddi sorunlar var. Yani işte sendikal alanlardaki örgütlenmeler vs gibi sorunların ötesinde bir de biliyorsunuz sezonluk çalışabiliyorlar çok önemli bir kısmı, bu ise hem o alanda çalışan emekçiler açısından, aileleri açısından sıkınıtı yaratıyor hem de aslında kent ekonomisinin işleyişinde aksamalar yaratıyor.

Tarım alanında çok önemli bir yer Antalya, seracılık sadece Antalya için değil, hem Türkiye açısından da örnek teşkil edebilecek bir boyuta ulaşmış vaziyette hem de çevre ülkelere yönelik, komşu ülkerler yönelik model oluşturma imkanı var bu konuda.

Seracılığın sorunlarını çözmek gerekiyor Antalya’da. Bu alanda ürünü üretenler aslında o ürettikleri ürünün sonuçlarından yeterince nasiplenemiyorlar bu ciddi bir sorun, dolayısıyla üretici birliklerinin güçlendirilmesi meselesi önemli bir mesele. Bir diğer taraftan, seralarda çalışan tarım emekçilerinin çok ciddi sorunları var, bunların çözülmesi gerek.

Tarihsel olarak baktığımızda çok ciddi uygarlıkları burada yaşatmış bir bölgemiz burası. Tarihsel dokusu dolayısyla çok gelişmiş bir yer. Tarih turizmi burada geliştirilmiş değil. Tarih ve kültür turizmi bu alanda ciddi bir çalışmaya ihtiyaç var. Yani bu kitle turizmi kadar önemli olan bir şey aslında ama buna özen gösterilmiyor. Elbette ki deniz güneş çok önemli ama bu yanı da bütün dünya açısından önemli bir örnek teşkil edebilir.

Diğer bir konu ekoloji meselesi, Antalya’ da HES’ler yapılıyor, Antalya’nın dereleri üzerinde ve bu çok ciddi bir ekolojik tahribat yaratacak bi sonuç. Çok yanlış bir adım aslında. HES meselesi yalnızda Karadeniz’de değil Akdeniz’de de bir sorun oluyor böylece. Yani Antalya gibi bir yerde rüzgar ve güneşin değerlendirilmesi ve halkın hizmetine sululması ekolojij dengeyi alt üst edecek HES yaklaşımından çok daha anlamlıdır.

Taş ocakları meselesi bütün bu havzanın sorunu. Sadece Antalya’nın değil. Bu durum Isparta’nın da sorunu ama Antalyada da ciddi bir sorun olarak görülüyor. Tamam elbette ki taş üretimi sağlanacaktır ama taş üretimi sağlanırken ekolojik dengeyi alt üst edecek ve bütün ekolojik sistemi tahrip edecek şekilde üretim yapılırsa, orada ürettiğiniz taşları aynı zamanda kullanabileceğiniz yer bulamazsınız bir süre sonra.

İlk elde benim görebildiğim ve üzerinde durduğum konular bunlar. Bir çok sorun burada da var. Yani genel olarak işçi emekçilerin sorunlarına baktığımızda yada emeklilerin sorunlarına, gençlerin sorunlarına baktığımızda. Kadınların yeterince temsil edilmemesi meselesine baktığımız zaman bütün bunlar elbette herkes için geçerli olan şeyler.

Bi de belki sonuncu olarak şeyi söylemekte fayda var. Antalya emekli yurttaşlarımızın gelip yerleştiği severek yaşadığı bir yer onların ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir takım adımlar atılması gerekiyor. Onların yaşamlarını daha kolaylaştıracak adımların atılması gerekiyor. Avrupa’dan göçmüş buraya yerleşmiş insanlar var. Avrupalı insanlarla Antalya’nın daha içli dışlık olması, onların hem bizim yaşamımıza dair daha fazla yer alabilecekleri imkanların sağlanması, hem de onların yaşadıkları deneyimlerden, kendi kültürlerinden bizim faydalanmamız etkilenmemiz ve bunun imkanlarının yaratılması önemli. Yani onların hayatlarını zorlaştırıcı değil , kolaylaştırıcı adımlar atılmalı diye düşünüyorum. Genel olarak bunları söyleyebilirim.

Antalya’dan 7 Haziran’da beklentiniz nasıl?

Antalya yapısı açısından da baktığımız zaman, aslında yeni fikirlere aydınlık görüşlere yakın kentlerimizden biridir. Ve ben bu konuda Antalyalıların önemli bir kısmının doğrusu gerçekçi düşüncelere sahip olduklarını hissediyorum yani gerçekçi derken şunu kastediyorum. Ya biz her seçimdeki gibi geleneksel olarak oy verdiğimiz yerlere oy verelim gerisi bizi ilgilendirmez düşüncesinde olmadıklarını görüyorum ve hissediyorum. Bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bunu şu ya da bu parti olarak söylemiyorum yani bu AKP için de geçerli CHP için de geçerli hatta MHP için de geçerli olduğunu düşünüyorum. Bunun böyle bir ortamın yakalanması bence çok önemlidir. Herkesin bu sorumlulukla adım atması gerek. Çünkü 7 Haziran gece yarısı ortaya çıkacak tablo hiç kimseye şunu hissettirmemeli ya tüh keşke, öyle değil de şöyle oy kullansaydım dememeli. Çünkü 7 Haziran gecesi ortaya çıkacak sonuç, aslında Türkiye’nin geleceğini belirleyecek sonuçtur. O nedenle de o sorumlulukla davranmak gerekiyor diye düşünüyorum.

Söyleşi: Pelin İktüeren

ıkndkddfds