KESK’ten toplu sözleşmelere: Sadaka değil, Hak Hukuk Adalet İstiyoruz.

0
645

Antalya Sokakları – 2020-2021 yıllarını kapsamak üzere, 3.2 milyon kamu emekçisi ve 2 milyon emekliyi ilgilendiren toplu sözleşmelerin hükümetin verdiği teklifle onaylanmasına KESK Antalya Şubeler Platformunda tepki geldi. Yapılan açıklamada “Meşruluğu tartışılan ve geçersiz hale gelen bu ‘sahte’ satış sözleşmesi tüm kamu emekçileri gözünde ‘yok’ hükmündedir.” denildi

 

KESK Şubeler Platformu adına açıklamayı okuyan Eğitim-Sen Antalya Şubesi Yönetim kurulu üyesi Çiğdem Altıntaş Peker “Öncelikle belirtmeliyiz ki; Hükümetin ‘sadaka’ niteliğindeki bu ‘ayıplı’ teklifini onaylayanlar milyonlarca kamu emekçisine karşı ‘insanlık suçu’ işlemişlerdir. Çünkü; bu karar ülkemizin ekonomik gerçeklikleri ve kamu emekçilerinin beklentilerini yok saymaktadır. Hiçbir hak,hukuk, vicdan ve adalet duygusu ile açıklanması mümkün değildir. Dolaysısıyla da; bu karar Milyonlarca kamu emekçisinin iradesi ve ekmeğine karşı siyaseten ve üstten yapılmış darbe/kayyım niteliğinde bir karardır. Ve; bu kararda imzası olanların mesleki, akademik ünvanları bizlerin gözünde meşruluğunu yitirmiş, sarı ve yandaş hükmündedir.” dedi.

Çiğdem Altıntaş Peker açıklamanın devamında “Dolayısıyla da; İşgal ettikleri o kürsülerden derhal istifa etmeli ve ait oldukları gerçek adreslerine gitmelidirler. Çünkü altına imza attıkları bu ‘ayıplı’ kararları kamu emekçileri nezdinde YOK hükmündedir. Dolayısıyla da bu kararı verenlerin mesleki-akademik ünvanlarının da hiçbir meşruluğu kalmamıştır bizler için. Çünkü; verdikleri karar ile, Bağımsız bir ‘Kamu Hakem Kurulu’ gibi değil, dolaysız Hükümet/Saray Kurulu üyesi gibi davranmışlar ve bunu da milyonlarca kamu emekçisinin hakkını satarak ispatlamışlardır.” şeklinde konuştu.

SORUMLULARI DA SUÇLULARI DA SATANLARI DA TANIYORUZ!

Kamu emekçilerinin iradelerine ipotek konulduğuna değinen Çiğdem Altıntaş Peker “Bizlerin ‘sahte’ sendika yasası olarak adlandırdığı 4688 sayılı ‘Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’ ile AKP hükümeti demokratik ve özgür bir toplu sözleşme yapma hakkını ortadan kaldırmıştı. Sendikal hakkın en temel bir parçası olan ‘GREV’ hakkı yok sayılmış ve toplu sözleşme görüşmelerinde ‘uyuşmazlık’ halinde ‘Kamu Hakem Kurulu’ devreye sokularak milyonlarca kamu emekçisinin iradesine ipotek konmuştur.” dedi.

Sözleşmenin kamu emekçileri gözünde yok hükmünde olduğuna değinen Çiğdem Altıntaş Peker  açıklamada “İşte, bu gün milyonlarca kamu emekçisini ekmeği ve geleceği üzerinde oynanan senaryonun yönetmeni bizzat AKP hükümetidir. Bu kötü senaryoda Yandaş Sendika rolünü Memur-Sen her dönem en iyi yerine getirmektedir. Hakem Kurulu ise ‘kayyım’ rolünün hakkını fazlasıyla vermiştir. Cumhurbaşkanının kendi maaşı % 26 artarten, açlık sınırının 2.100, yoksulluk sınırının 6.800 TL’yi aştığı, emekçi kesimlerin yaşadığı gerçek enflasyonun %30’ları bulduğu koşullarda toplam 5 milyon kamu emekçisine ve emeklisine, aileleri ile birlikte 20 milyonluk bir kitleye % 4+3’lük yoksulluk ve sefeletin reva görülmesi tam bir adaletsizliktir Daha ilk günden hak-hukuk ve adalet duygusu karşısında varlığı ve meşruluğu tartışılan ve geçersiz hale gelen bu ‘sahte’ satış sözleşmesi tüm kamu emekçileri gözünde ‘yok’ hükmündedir.” şeklinde belirtti.

Açıklama “KESK olarak üzerimize düşen sorumluluların ve omzumuzdaki yükün farkındayız. Hükümet +Memur-Sen+ Hakem Kurulundan oluşan aktrollerin oynadıkları bu ‘uğursuz’ oyunu Yılgınlığa ve karamsarlığa düşmeden, ancak ve ancak yine ekmeği ve geleceği ile oynanan milyonlarca kamu emekçisi ile birlikte mücadele ederek bozabileceğimize inanıyoruz.” şeklinde sonlandırıldı