İçeriğe geç
Ana sayfa » MANŞET » SOKAK » DOĞA » İki nehir arasında 640 kilometrelik cennet: Antalya

İki nehir arasında 640 kilometrelik cennet: Antalya

Yusuf Yavuz – Adını verdiği kentin meydanındaki heykeliyle bugün turistlerin meraklı bakışlarını selamlayan Kral Attalos’un görkemli cenneti Antalya, her şeye karşın direnen benzersiz doğası ve muhteşem tarihi geçmişiyle Türk turizminin başkenti sayılıyor. Dağları, yaylaları, ırmakları, kanyonları, görkemli anıt ağaçları, eşsiz güzellikteki yürüyüş parkurları ve milli parklarıyla gerçek bir doğa turizmi merkezi olan Antalya, iki nehir arasındaki 640 kilometrelik kıyı uzunluğuyla sayısız koy ve kumsala da ev sahipliği yapıyor…

577f8a8b18c7730194cbb263
Antalya’yı ütüle 3 konya çıkar

“Antalya’yı ütülerseniz, içinden üç tane Konya çıkar” derler. Bu benzetmenin nedeni, kentin çevresini saran görkemli dağlar. Denizden birden yükselen ve bazıları 3 bin metreyi aşan dağların etkisiyle oldukça farklı iklim ve ekosistemleri barındıran Antalya ve çevresinde tropikal bitki ve böceklerle başladığınız günü, İran-Turan ikliminin bozkır bitkileriyle tamamlayabilirsiniz. Antalya’da bulunan 3 binden fazla bitki türünün 600’den fazlasının endemik olduğunu da anımsatalım.

Doğanın 500 bin yıllık tarihi

Bölgede, geçmişi 500 bin yıl öncesine uzanan Döşemealtındaki Karain Mağarasıyla başlayan insanlığın ayak izleri, Antalya çevresinin insanlık tarihinin uzun yolculuğunun en önemli duraklarından biri olduğunu gösteriyor. Antalya’nın doğasını ve coğrafyasını daha iyi kavramak için Karain’i, hemen yakınındaki Kırkgöz su kaynaklarını ve kartal yuvasını andıran bir yükseklikte kurulan Termessos antik kentini mutlaka görmelisiniz.

577f8af618c7730194cbb27f

Tanrıların dağında

Antalya Limanı’ndan, Gelidonya burnuna kadar uzanan Beydağları Sahil Milli Parkı, Tahtalı (Olimpos) başta olmak üzere irili ufaklı pek çok zirveye ev sahipliği yapıyor. Milli Park sınırlarında, muhteşem bir doğanın içindeki Phaselis antik kentinin tarihi dokusuyla çevrili koylarda denize girmek büyük bir ayrıcalık olsa da bu bölge doğa tutkunlarına çok daha fazlasını vaat ediyor.577f8ac418c7730194cbb272

İSA’dan 320 yaş büyük sedir ağacı

Bu bölge gerçek bir anıt ağaç cenneti. Beydağlarının batı ucundan başlayan Kumluca sınırlarındaki Dibek Tabiatı Koruma Alanı’nda bulunan ve yörede ‘Ambar Katran’ olarak anılan görkemli sedir ağacı, kendi türünde dünyanın en yaşlısı olarak biliniyor. Anıt ağaç olarak koruma altına alınan Ambar Katran, tam 2331 yaşında. Binlerce yıldır doğanın koynunda zamana direnen sedir ağacı, Büyük İskender’le aynı zaman dilimini paylaşırken Hz. İsa’dan 320, Sezar’dan ise 220 yaş daha büyük.

Makide saklı kokular

Antalya gösterişli sedir ve çam ormanlarının yanında aynı zamanda gerçek bir maki cenneti. Sarı çiçekleriyle yamaçları rengine boyayan keçiboğan çalısıyla başlayan makideki çiçeklenme şöleni, ahlat, alıç, katır tırnağı, zakkum, laden, yasemin, karabaşotu, hayıt, funda ve onlarca irili ufaklı çalı ve ağaçcıkla yaz boyu sürüp gidiyor. Sıcak su dolu bir fincanın içine bir parça sakız ağacı yaprağı, bir iki dal karabaşotu, ya da bir tutam hayıt çiçeği ekleyip Akdeniz’in makide saklı kokularını içinize çekin…
577f8b6318c7730194cbb28d
Adamkayalardan ‘tazı kanyonuna’

Antalya’nın doğusunda yer alan Köprülü Kanyon Milli Parkı, dünyanın en iyi 10 rekreasyon alanından biri olarak gösteriliyor. Manavgat’ta bulunan milli park, her yıl 1 milyona yakın ziyaretçi ağırlıyor. Köprüçay’ın sularında rafting yapmak ziyaretçilerin en çok tercih ettiği etkinlikler arasında. Beşkonak’tan sonra tarihi Roma köprüsünden geçerek ulaşılan bir Psidia kenti olan Selge antik kenti, Adamkayalar ve Tazı Kanyonu ve servi ormanları da görülmesi gereken yerler arasında.

Havarilerin izinde 500 km

Türkiye’nin ikinci önemli kültür rotası olan St. Paul Yolu da yine bu bölgede Perge ve Aspendos’tan başlayıp, iki ayrı rotadan ilerleyerek Isparta Yalvaç’ta son buluyor. Doğa ve tarihi bir arada bulabileceğiniz oldukça zengin parkurları içeren rotanın seçeceğiniz bölümlerini yürüyebilirsiniz.500 kilometreyi bulan rota, Hz. İsa’nın 12 Havarisinden biri olan Aziz Paulus’un Hıristiyanlığı yaymak için Kudüs’ten Roma’ya yaptığı yolculuklarda Anadolu’da izlediği güzergahın önemli bölümleriyle bölgenin zengin coğrafi ve kültür mirasını izliyor.
577f8bb718c7730194cbb29c
Kızlarsivrisi’ne tırmanıp yörük bilgeleri dinleyin

Antalya’nın zengin doğasını keşfetmek için bir kaç kez ziyaret etmelisiniz. 3 bin metreyi aşan Kızlarsivrisi’nde zirve tırmanışı, Olimpos ya da Geyikbayırı’nda kaya tırmanışı, Likya Yolu ve St. Paul Yolu’nda yürüyüş yapın. Korkuteli’nde köfte piyaz yiyip, Gömbe’de kar şerbeti için. Serik’teki Uçan şelalelerini, Kaş’taki Yeşil Göl’ü ziyaret edip bol bol fotoğraf çekin. Kekova ve Patara’da kano yapın. Çığlıkara Ormanlarında 1000 yaşını aşmış Şah Ardıç’a, Kumluca Dibek ormanında İsa’dan daha yaşlı olan Ambar Katran’a sarılın. Yörük köylerini ziyaret edip, yaşlı bilgelerden geçmişin göç öyküleri eşliğinde, cura, keman ve boğaz havası dinleyin. Antalya Arkeoloji Müzesi’nde, Karain’den Kaleiçi’ne, doğası ve tarihiyle müzedeki Antalya’yı keşfedin.

Torosların Akdeniz’e aşkı

577f8c5818c7730194cbb2c0Torosların Akdeniz’le buluştuğu kayalıkların arasında yetişen ve Antalya’dan Mersine uzanan kıyılarda “kaya koruğu” olarak anılan bitkinin kıymetini bilenler çeşitli biçimlerde tüketiyor. Demre, Finike ve Kaş yöresinde “deniz otu” olarak da anılan bitkinin turşusu yapıldığı gibi, çeşitli salataları da meraklıları için vazgeçilmezler arasında.

Kırmızı Pancarlı Kaya Koruğu Salatası:
-200 gram kadar taze kaya koruğu
-1 adet orta boy kırmızı pancar
-2 diş sarımsak
-Bir kaç dal dereotu
-Bir çay kaşığı sumak, limon ve yeteri kadar zeytinyağı

Kalın kök kısımlarını ayırıp yıkayarak 10-15 dakika kadar haşladığınız kaya koruğunu soğuduktan sonra doğramadan salata kabına alın. Üzerine rendelenmiş kırmızı pancar, ince kıyılmış dereotu, sumak, zeytinyağı, dövülmüş sarımsak ve limonu ekleyin. Sevdiğiniz bir peyniri de ilave edebilirsiniz.

Etiketler: